Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/14629 E. 2022/25742 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2022/14629
Karar No
2022/25742
Karar Tarihi

KARAR Tehdit suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1.cümle ve 62/1. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ... Sulh Ceza Mahkemesinin 13/07/2012 tarihli ve 2012/257 esas, 2012/1737 sayılı kararının, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 21/09/2016 tarihli ve 2014/15894 esas, 2016/12702 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması yönünde yapılan ihbar üzerine, dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilerek uzlaşmanın sağlanmadığından bahisle ... Sulh Ceza Mahkemesinin 13/07/2012 tarihli kararının aynen geçerli sayılarak infazına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 06/10/2020 tarihli ve 2020/318 esas, 2020/326 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26/10/2022 gün ve 2022/112927 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi: İstem yazısında; "Dosya kapsamına göre; sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanunun 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun, sanığın mahkumiyetine karar verilen ... Sulh Ceza Mahkemesinin 13/07/2012 tarihli kararından ve Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 21/09/2016 tarihli ilamından sonra 02/12/2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253/1-b maddesinin 3. alt bendi gereğince uzlaşma kapsamına alınmış olması karşısında, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 08/06/2020 tarihli ve 2020/318 esas sayılı ara kararı gereğince dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesine müteakip, 06/08/2020 onay tarihli uzlaşma raporuna göre uzlaşmanın sağlanamadığının belirtilmiş olmasına rağmen anılan uzlaştırma raporu incelendiğinde, uzlaşma konusu suçun tehdit olmasına rağmen hakaret ve basit yaralama olarak gösterildiği, diğer yandan müştekinin uzlaşma teklifini kabul etmediğine dair 22/07/2020 tarihli uzlaşma teklif formu ekte sunulduğu belirtilmiş ise de, müşteki ve sanık hakkında düzenlenen uzlaşma formlarının kabul veya reddedildiğine dair taraf iradelerinin ortaya konulduğuna ilişkin imza yazı vb. beyanlarının bulunmadığı nazara alındığında, ortada usulüne uygun bir uzlaştırma işlemi olmadığı gözetilerek, dosyanın yeniden uzlaştırma bürosuna gönderilerek usulüne uygun olarak yapılacak uzlaştırma işleminden sonra bir karar verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme: CMK'nın 253 maddesinde ".... (4) Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır. (5)Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılır. (6)Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır. ..." hükmüne yer verilmiştir. İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında tehdit suçundan verilen mahkumiyet kararının Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 21/09/2016 tarihli ilamıyla onandığı, kesinleştikten sonra 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik CMK'nın 253/1-b maddesinin 3. bendi gereğince uzlaşma kapsamına alınmış olması karşısında; uyarlama talebi üzerine dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesine karar verildiği, 06/08/2020 tarihli uzlaştırma raporu incelendiğinde, uzlaşma konusu suçun tehdit olmasına rağmen hakaret ve kasten yaralama olarak gösterildiği, diğer yandan müştekinin uzlaşma teklifini kabul etmediğine dair 22/07/2020 tarihli uzlaşma teklif formu ekte sunulduğu belirtilmiş ise de, müşteki ve sanık hakkında düzenlenen uzlaşma formlarının kabul veya reddedildiğine dair taraf iradelerinin ortaya konulduğuna ilişkin imza ve tebligatların bulunmadığı, ortada usulüne uygun bir uzlaştırma işlemi olmadığı gözetilerek, dosyanın yeniden uzlaştırma bürosuna gönderilerek usulüne uygun olarak yapılacak uzlaştırma işleminden sonra bir karar verilmesi yerine uzlaşmanın sağlanamadığından bahisle ... Sulh Ceza Mahkemesinin 13/07/2012 tarihli ilamının aynen geçerli sayılarak infazına dair verilen karar hukuka aykırıdır. Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, 1-Tehdit suçundan sanık ... hakkındaki ... Asliye Ceza Mahkemesinin 06/10/2020 tarihli ve 2020/318 esas, 2020/326 sayılı kararının, CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 2-CMK'nın 309. maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/14629, K. 2022/25742, T. 20.12.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2022-14629-e-2022-25742-k-ea1187680ac6