Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/12919 E. 2025/4775 K. – Cumhurbaşkanına

Konu: Cumhurbaşkanına Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2022/12919
Karar No
2025/4775
Karar Tarihi
Konu
Cumhurbaşkanına Hakaret

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/270 E., 2021/1065 K. SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen mahkûmiyet kararına yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanık savunmalarına ve tanık ....'nın beyanlarına itibar edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, paylaşımda geçen kısaltmanın sanığın dahil olduğu yaş grubunda sövme anlamında kullanılmadığına, ifadenin katılana yönelik olduğunun belli olmadığına, yüksek vekalet ücretine hükmedildiğine, eyleminin haberleşme, fikir ve kanaatlerini açıklama ve yayma hürriyeti kapsamında kaldığına, resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Cumhurbaşkanına hakaret suçunun manevi unsuru genel kasttır. Mağdurun sıfatı bilinerek hareket edilmelidir. Hakaretin Cumhurbaşkanlığı sıfat veya vazifesiyle alakalı olmasına ya da siyasi saikle gerçekleştirilmesine lüzum yoktur. Ancak kastın, doğrudan Cumhurbaşkanına yönelik olması aranmalıdır. Bu hususta duraksama varsa Cumhurbaşkanının ve Cumhurbaşkanlığı makamının tartışmalı, kuşkulu her türlü sıradan olayın muhatabı kılınmasının suçla korunan hukuki değerin önemine, yasanın amaç ve kapsamına uygun düşmeyeceği gibi, meydana getirdiği hukuki, toplumsal ve kişisel sonuçları itibariyle de fail açısından "şüpheden sanık yararlanır" ilkesine aykırılık oluşturacağı değerlendirilmelidir. Açıklamalar ışığında, somut olayda, suça konu paylaşımın tüm içeriği gözetildiğinde sanığın eylemini katılana yönelik hakaret kastıyla gerçekleştirdiğine dair yeterli kanaat oluşmadığından, beraati yerine yazılı şekilde karar verilmesi, 2.Kabule göre; kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine hükmün açıklandığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre 4.080,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 3.400,00 TL olarak eksik tayini, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Bakırköy 28. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,12.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/12919, K. 2025/4775, T. 12.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2022-12919-e-2025-4775-k-5bbd2642ab97