Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/10575 E. 2025/7389 K. – Cumhurbaşkanına
Konu: Cumhurbaşkanına Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/10575
- Karar No
- 2025/7389
- Karar Tarihi
- Konu
- Cumhurbaşkanına Hakaret
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi EK KARAR TARİHİ : 02.12.2019 SAYISI : 2019/1526 E., 2019/1395 K. SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddine dair ek kararın onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kesin olmak üzere verilen 30.09.2019 tarihli ilamın sanığa tebliğ edilmediği, 20.11.2019 tarihinde sanık tarafından temyiz yoluna başvurulduğu, öğrenme üzerine yapılan temyizin süresinde olduğu ve istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen hükümlere yönelik temyiz başvuruları hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 296/1. maddesi uyarınca, hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirme yapılıp karar verilmesi gerektiği gözetilmediğinden, İlk Derece Mahkemesince verilen ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın eşi, 07.05.2020 tarihli dilekçesi ile ek temyiz sebepleri bildirmiştir. Sanığın ve sanığın eşinin temyiz istemleri; sanığın atılı suçu işlemediğine, sözlerin ifade özgürlüğü kapsamında kaldığına, Cumhurbaşkanının açılan davalardan feragat ettiğine, hükmün bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın paylaşıma konu olan ve mahkumiyete esas alınan "paralelci" sözünün katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığı gözetilmeden ve "gerizekalılar" sözü yönünden ise bu ifadenin duraksamaya yol açmayacak bir şekilde katılanın şahsına yönelik olup olmadığı, suçun oluşumu için gerekli olan matufiyet şartının gerçekleşip gerçekleşmediği açıklanmadan yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Eğirdir Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,22.04.2025 tarihinde karar verildi.