Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/38086 E. 2024/13799 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2021/38086
Karar No
2024/13799
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi özetle; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, suçlamayı kabul etmediğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine bu nedenlerle hükmün bozulmasına yöneliktir. III. GEREKÇE Sanığın 09.12.2019 tarihli ek dilekçesi ile temyiz sebeplerini bildirdiği belirlenmiştir. 1-Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Öte yandan kendilerine belirli idari yetkiler verilmiş görevlilerin, sözlerine ve eylemlerine getirilen eleştirilere daha fazla hoşgörü göstermeleri gerektiği AİHM içtihatlarında kabul edilmektedir. AİHM, kamu görevlilerine karşı yapılmış hakaret içerikli ifadelerle ilgili yapılan başvurularda, suça konu sözlerin, kamuoyunun söz konusu kişilerin performansına duyduğu güveni ortadan kaldırmaya yönelik gerçek bir tehlike meydana getirip getirmediğini incelemektedir. Somut olayda; sanığın suça konu sözlerinin; söylendiği bağlam, olayın öncesi-sonrası, söyleniş şekli ve söylenilen kelimeler bütünüyle değerlendirildiğinde muhatabının onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp ağır eleştiri niteliğinde kaldığı ve dolayısıyla hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi, 2-Kabule göre; Yerel Mahkemece, hüküm fıkrasında temel cezanın adli para cezası olarak tercih edildiği belirtilmesine rağmen hükmün devamında cezanın hapis olarak belirlenmesi suretiyle karışıklık oluşturulması, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Zile Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/38086, K. 2024/13799, T. 31.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2021-38086-e-2024-13799-k-fc8979e8d78f