Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/30760 E. 2023/15823 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2020/30760
Karar No
2023/15823
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kasten yaralama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu karar ile sanık hakkında 1. Tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, 2. Kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, 3. Hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz isteklerinin, cezaların tayininde usul ve esas yönünden hukuka aykırılıklarının bulunması, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması ve eksik inceleme sonucu kurulan hükümlerin bozulmasına, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Katılanın Sağlık Ocağı'nda doktor olarak görev yaptığı, sanığın babasının katılana muayene olmasından kısa bir süre sonra rahatsızlanarak vefat ettiği, olay tarihinde sanığın sağlık ocağına gelerek babasının ölümünden sorumlu tuttuğu katılana "Babamı sen öldürdün, sen beni tanıyorsun, tayinini iste, yoksa seni burada görürsem öldürüm, tekrar dönünce boş gelmeyeceğim, o..." şeklinde sözler söyleyerek tehdit ve hakaret ettiği, yumruk atarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde kasten yaraladığının iddia edildiği olayda; Yerel Mahkemece sanığın üzerine atılı suçları işlediği kabul olunarak mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Sanığın duruşmada hazır bulunabilmesi, yükümlülük yönü olmakla birlikte öncelikle kendisi açısından bir hak olup, bu hak adil yargılanma hakkının temel unsurlarından birini oluşturmaktadır. Tarafı olduğumuz ve onaylamakla iç hukuk mevzuatına dahil ettiğimiz Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6 ınci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinde, sanığın en azından kendi kendini savunma hakkı bulunduğu belirtilmekle, mahkeme huzurunda doğrudan savunmasını yapabilmesi için duruşmada hazır bulunma hakkının varlığı da zımnen kabul edilmiştir. Kendisi yönünden hak olarak düzenlendiği kabul edilen bir hususta sanığın, bu hakkı ne şekilde kullanacağı konusunda hiçbir insiyatifinin olmadığının kabulü halinde hakkın varlığından da söz edilemeyecektir. Nitekim, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12 Şubat 1985 tarihli Colozza ve Rubinat/İtalya ile 25 Kasım 1997 tarihli .../Türkiye kararlarında, sözleşmeyle garanti altına alınan bir hakkın kullanılmasından vazgeçilmesinin, bunun açıkça söylenmesiyle mümkün olabileceği belirtilmiş olup, buna göre sanığın duruşmada hazır bulunma hakkından feragat etmesi de ancak bu hususu açıkça söylemesiyle mümkün olacaktır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.04.2018 tarihli ve 2014/851 Esas, 2018/144 Karar, 05.07.2022 tarihli ve 2022/6-238 Esas, 2022/535 Karar sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere; Farklı yargı çevresinde yer alan ... T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan ve asıl Mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanık ...'in hükümlerin verildiği 03.12.2015 tarihli son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak ve temyize konu dosya ile birleşen ... (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 10.05.2013 tarihli, 2013/301 Esas, 2013/397 Karar sayılı dava dosyasının dayanağı olan ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/1905 nolu iddianamesi ile birleştirme kararının sanığa okunup okunmadığı denetime olanak sağlayacak biçimde tutanağa geçirilmeden atılı suçlardan mahkûmiyetine karar verilmesi ile; duruşmanın yüz yüzeliği ve sözlülüğü ilkeleriyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6 ıncı maddesinde de güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlali sonucuna sebebiyet verildiği, böylece Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan savunma hakkının kısıtlanması, B. Hakaret suçu yönünden; Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 141 inci, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin birinci fıkrası, 230 ve 1412 sayılı Kanun'un 308 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiillerinin ve bunların nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği, somut olayda; sanığın katılana "O.." dediği iddia edilerek ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/1905 iddianame numarası ile hakaret suçundan kamu davası açıldığı, gerekçeli kararda , sanığın suç oluşturduğu sabit görülen hakaret fiilinin ne olduğuna yer verilmeden gerekçesiz hüküm kurulması, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2020/30760, K. 2023/15823, T. 08.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2020-30760-e-2023-15823-k-67d3c937b83a