Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2013/23941 E. 2013/33074 K.
Konu: Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/23941
- Karar No
- 2013/33074
- Karar Tarihi
- Konu
- Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, karar tarihi itibariyle temyiz edilebilir olmasına rağmen sanığın yüzüne karşı verilen hükmün kesin nitelikte olduğunun belirtilmesi ve gerekçeli kararın sanığa tebliğ edilmesi ile tebliğ tarihine göre temyiz dilekçesinin süresinde verildiğinin anlaşılması karşısında, sanık ...'nun temyizi süresinde kabul edilerek dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; TCK'nın 289. maddesinde düzenlenen muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun failinin, yediemin olarak aldığı hacizli malları aynen saklayarak koruma ve yetkili merci tarafından istenildiğinde kendisine teslim edilen yerde aynen iade etmekle yükümlü olması, yediemin olarak teslim edilen malların, tebligata rağmen satış yerine götürülmemesinin, teslim amacı dışında tasarrufta bulunma sayılamayacağı, iddianamede; teslim edilen mallar üzerinde satma, yok etme, kaybetme gibi teslim amacı dışında tasarrufta bulunulduğunun da iddia edilmemesi ve mahkemece yapılan keşifte hacizli malların sanığın evinde tam ve sağlam olduğunun tespit edilmesi karşısında, kanuni unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı ve sanık ...'nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki ret düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.