Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2012/7861 E. 2013/26093 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2012/7861
Karar No
2013/26093
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: A-) Sanık ...'ın müştekiler ... ve ...'a karşı yaralama, sanık ...'un katılan ...' a karşı yaralama ve tehdit, sanık ...'un katılan ...'a karşı yaralama ve hakaret ile sanık ...'ın müştekiler ... ve ...'a karşı tehdit suçlarından; kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddeleri uyarınca sanıklar ... ve ... müdafii ile sanıklar ... ve ...'ın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEKLERİNİN REDDİNE, B-) Diğer hükümlere yönelik temyizlere gelince; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede: 1-Sanık ...'a yükletilen tehdit ve sanık ...'a yükletilen yaralama eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından sanık ... müdafii ve sanık ...'ın ieri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 2- Sanık ... hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik tehdit eylemlerinden kurulan hükümler yönünden ileri sürülen başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; Ceza muhakemesi hukukumuzda mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için, yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili, usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunması gerekmektedir. CMK'nın 170/1. maddesi uyarınca ceza davası, dava açan belge niteliğindeki icra ceza mahkemesine verilen şikâyet dilekçesi, son soruşturmanın açılması kararı gibi istisnai hükümler dışında, kural olarak Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenecek bir iddianame ile açılır. Aynı Kanunun 225. maddesi uyarınca da; “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir.” Bu düzenleme gereğince hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir. Anılan kanuni düzenlemelere göre, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna açıkça aykırılık oluşturacaktır. Bu açıklamalar ışığında, sanık ... hakkında katılanlar ... ve Müşerref'e yönelik tehdit suçundan sevk maddesi bulunmasına karşın, iddianamede sanığın müştekileri nasıl tehdit ettiğine ilişkin hiçbir anlatım bulunmaması karşısında, sanığın tehdit eylemlerine yönelik yöntemince açılmış bir ceza davası bulunmamasına karşın, yargılamaya devamla sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi, Kanuna aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2012/7861, K. 2013/26093, T. 22.10.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2012-7861-e-2013-26093-k-d70dddc9f1bd