Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2012/4505 E. 2013/21605 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/4505
- Karar No
- 2013/21605
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Tehdit, hakaret HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: A-Hakaret suçundan kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanıklar ... ve ... müdafiinin tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE, B-Tehdit suçundan kurulan hükümlerin temyizine gelince; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Hükme esas alınan 08.02.2008 günlü kolluk tarafından düzenlenen tutanak ile iddianame içeriğinde sanıkların katılanı tehdit ettikleri belirtilip tehdit sözlerinin ne olduğunun açıklanmamış olması, katılanın, soruşturma evresinde sanık ...’ın "sen gününü göreceksin, seninle görüşeceğiz", sanık ...'ın ise "seni öldüreceğim" şeklinde tehdit ettiğini açıklaması, kovuşturma aşamasında ise her iki sanığın da kendisine "seni öldüreceğiz, geberteceğiz" dediklerini ileri sürmesi ve böylece tehdit içeren sözlerin ne olduğu hususunda tereddüt ve çelişki meydana gelmesi karşısında, anılan tutanak düzenleyicileri tanık sıfatıyla dinlenerek anlatımlar arasındaki çelişkinin giderilmeye çalışılması, giderilemediği takdirde hangi anlatıma ne suretle üstünlük tanındığı tartışılıp açıklanması ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle hükümlülük kararları verilmesi, 2-Kabule göre de; a)Sanık ...’ın aşamalardaki savunmalarında, ilk hakareti yapanın katılan olduğunu belirtmesi karşısında, olayın başlangıç ve gelişimi üzerinde durularak ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği değerlendirilip, sanıklar hakkında TCK’nın 29. maddesi gereğince, haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, b)08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK’nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1.fıkrası ile CMK’nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2.fıkrası ile de CMK’nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması ve sanık ...’ın sabıkasız olması karşısında, mahkemece anılan sanık yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.