Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2012/31694 E. 2014/24539 K. – İmar Kirliliğin
Konu: İmar Kirliliğine Neden Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/31694
- Karar No
- 2014/24539
- Karar Tarihi
- Konu
- İmar Kirliliğine Neden Olma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Beraat Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, temyiz isteğinin vekalet ücretine hasredildiği belirlenerek dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına, CMK'nın 324/1, 327/2 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddeleri uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı ve sanık ... müdafilerinin temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; tebliğnameye uygun olarak, hüküm fıkrasına “beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına, CMK'nın 324/1, 327/2 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/5. maddeleri uyarınca, 1000-TL vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine” ibaresinin eklenmesi biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve hükmün bu bağlamda ONANMASINA, 08/09/2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY: Sanığın imar kirliliği suçunu işlediği tarihin 12 Ekim 2004’ten öncesi olduğunun bir yargılama ve araştırma sonucu tespit edilmesi karşısında, CMK’nın 223/9. maddesinde öngörülen derhal “beraat kararı” verilecek hal olarak nitelenebilecek bir eylemin söz konusu olmadığı ve Mahkemece tespit edilen suç tarihinden beraat kararı verildiği tarihe kadar zamanaşımı süresini kesen bir durumun bulunmadığı gözetilerek 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca öncelikle düşme kararı verilmesi gerekirken, beraat kararının onanması niteliğindeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.