Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2011/23603 E. 2013/16220 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2011/23603
Karar No
2013/16220
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Tehdit, yaralama HÜKÜM : Berat, mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: A- Sanık ... hakkında tehdit suçundan verilen kararın niteliğine göre yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu, Anlaşıldığından, katılan ... vekilinin tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA, B- Diğer hükümlere yönelik temyize gelince; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- Sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan beraat hükmü yönünden; Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan ... vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2- Sanıklar ... ve ...'ye yükletilen tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından sanık ..., sanık ... müdafii ve katılan ... vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 3- Sanık ... hakkında yaralama suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyize gelince; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.02.2008 tarih ve 1-281/37 sayılı kararında açıklandığı üzere, 5237 sayılı TCK'nın 25/1. maddesinde düzenlenen ve hukuka uygunluk nedenlerinden birini oluşturan meşru müdafaa, hukuka aykırılığı ortadan kaldırmakta, dolayısıyla eylemi suç olmaktan çıkarmaktadır. Meşru müdafaanın kabul edilebilmesi için saldırıya ve savunmaya ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Saldırıya ilişkin koşullar; a) Bir saldırı bulunmalıdır; burada somut bir saldırının varlığı gerekmekte ise de, başlayacağı muhakkak olan ve başladığı takdirde savunmayı olanaksız kılacak veya güç hale getirecek bir saldırıyı başlamış, keza bitmiş olmasına rağmen tekrarından korkulan bir saldırıyı da henüz sona ermemiş saymak zorunludur. b) Saldırı haksız olmalıdır. c) Saldırı 765 sayılı Kanuna göre, nefis ya da ırza; 5237 sayılı Kanuna göre ise herhangi bir hakka yönelik olmalıdır. d) Saldırı ile savunma eşzamanlı bulunmalıdır. Savunmaya ilişkin koşullar; a) Savunma zorunlu olmalıdır, b) Saldırı ile savunma arasında oran bulunmalıdır. Yargılamaya konu somut olayda; Mahkemece, sanıklar ..., ... ve ...'in birlikte sanık ...'nın işlettiği markete gelerek ellerindeki bıçaklarla “seni kaldırmaya geldik, senin başına araba verdiler” diyerek tehdit etmeleri üzerine, sanık ...'nın eline geçirdiği sopayla sanıkları kovalamaya başlaması ve kaçmakta olan katılan sanık ...'ın peşinden koşup yetişerek sopayla vurmak suretiyle yaraladığı şeklinde kabul edilen olayda, sona ermiş bir saldırıdan sonra sanık ...'nın o andaki hal ve koşullara göre def etmesi zorunlu olan haksız bir saldırı bulunmadığı, TCK'nın 25. maddesinde düzenlenen meşru savunmanın saldırıya ve savunmaya ilişkin koşullarının oluşmadığı, aynı kanunun 27/2. maddesi koşullarının ya da haksız tahrik hükümlerinin tartışılması gerektiği gözetilmeden, meşru savunmanın oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulması, Kanuna aykırı ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2011/23603, K. 2013/16220, T. 28.05.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2011-23603-e-2013-16220-k-96bdb243d44e