Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2011/21755 E. 2012/18469 K. – Hükümlü Veya
Konu: Hükümlü Veya Tutuklunun Kaçması
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/21755
- Karar No
- 2012/18469
- Karar Tarihi
- Konu
- Hükümlü Veya Tutuklunun Kaçması
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre hükmün esasını oluşturan kısa kararın 1. ve 2. sayfalarının zabıt katibi tarafından imzalanmamasına ilişkin eksikliğin, mahallinde giderilebileceği kabul edilerek yapılan incelemede; Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasa'nın 108. maddesi uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olduğu gözetilmeden, mükerrir olan sanık hakkında TCK'nın 58/7 maddesi gereğince "mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi, Yasaya aykırı, sanık ...'ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, “ sanığın cezasının infazından sonra 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” dair kısım hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “ sanığın cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ” ibaresi eklenmesi biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Yasaya uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Yasanın 8/1.madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322.maddesi uyarınca davanın esasına, 26.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.