Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2011/19628 E. 2013/13874 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/19628
- Karar No
- 2013/13874
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Tehdit, hakaret HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığı, beraat Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- CMK'nın 193/2. maddesinin, sanığa yüklenen eylemin dosyada mevcut deliller kapsamında yapılacak delil değerlendirmesinde suç oluşturmayacağının açıkça anlaşılması durumunda uygulanabilmesi ve somut olay bakımından ise bu durumun söz konusu olmaması karşısında, sanığın yöntemince sorgusunun yapılması gerektiği gözetilmeden, mevcut kanıtlara göre yapılan değerlendirme sonucu beraat hükmü kurulması, 2- Katılanın hakaretin karşılıklı olduğu yönünde bir anlatımı olmadığı ve sanığın da savunması alınmadığından buna ilişkin bir iddiasının bulunmadığı gözetilmeden, hakaretin karşılıklı olduğundan bahisle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, 3- Mahkemenin kabulüne göre de; Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez. Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun kanuni tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur. Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak kanuni indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir. Bu açıklamalar doğrultusunda, katılanın şikayetine konu mesajların sanık tarafından gönderilip gönderilmediği araştırılarak, sanık tarafından gönderildiğinin tespiti durumunda, “...bana yaptığın hainliği yanına bırakmayacağım, sen gebersen çocukların düşmanımdır” biçimindeki sözlerle tehdit eyleminde; öfkenin suç kastını ortadan kaldırmayacağı, tehdit suçunun manevi unsurunda tasarlama aranmadığı tehdidin objektif olarak korku yaratacak nitelikte bulunduğu ve bu nedenle somut olayda tehdit suçunun oluştuğu gözetilmeden, kanuni temelden yoksun gerekçeyle beraat kararı verilmesi, Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.