Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2010/30742 E. 2012/21188 K. – Tefecilik
Konu: Tefecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/30742
- Karar No
- 2012/21188
- Karar Tarihi
- Konu
- Tefecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Tefecilik HÜKÜM : Beraat, hükümlülük Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede: 1- Sanık ...'ın tefecilik eylemine ve yükletilen suça yönelik katılan Hazine vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2- Sanıklar ... ve ...'ın tefecilik eylemlerine ilişkin hükümlere yönelik olarak ileri sürülen başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; Tefecilik suçuna ilişkin ceza uygulaması, eylemlerin 01.06.2005 tarihinden önce veya sonra gerçekleştirilmesine göre farklılık göstermektedir. Anılan suç, a) 765 sayılı TCK'nın yürürlükte olduğu dönemde, YCGK'nın 03.07.1995 tarih ve 1995/207-236 sayılı kararında da belirtildiği üzere birden fazla kişiye sürekli ve sistemli bir biçimde faiz karşılığı ödünç para vermek suretiyle çıkar sağlanması bir başka deyişle sanığın ödünç para verme işini meslek haline dönüştürmesi durumunda oluşmaktadır ve yaptırımı 2279 sayılı Kanunun 2520 sayılı Kanun ile değişik 17. maddesinde düzenlenmiştir. b) 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 241. maddesinde "Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi," biçiminde tanımlanmıştır. Yeni düzenlemeye göre bu suçun oluşması için sanığın yalnızca bir kişiye ödünç para vermesi yeterli olup bu işi meslek haline dönüştürüp dönüştürmemesinin önemi yoktur. Bu nedenle suçun temadi ettiğinden ve birden fazla kişiye ödünç para verilmesinin tek suç oluşturduğundan bahsedilemeyecektir. Mahkemenin kabulüne göre tefecilik yaptıkları kabul edilen sanıkların mağdurlara faizle borç para verdiği tarihler kesin biçimde saptanarak, 01.06.2005 tarihinden önce ve sonra gerçekleştirilen eylemlerin önceki paragraflarda yapılan açıklamalar ışığında ayrı ayrı değerlendirilmesi, eski dönemde işlenen suç açısından lehe yasa karşılaştırmasının yapılması, yeni dönemdeki suçlar yönünden suç çokluğunun ve TCK'nın 43/2. maddesinin uygulama olanağının tartışılması ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.