Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2010/10550 E. 2010/10376 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2010/10550
Karar No
2010/10376
Karar Tarihi

Resmî evrakı yok etmek suçundan sanık ... hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımının dolması sebebiyle düşürülmesine dair Darende Asliye Ceza Mahkemesinin 01/04/2009 tarihli ve 2001/36 esas, 2009/25 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 18.08.2009 gün ve 2009/45208 sayılı yazısı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.09.2009 gün ve 2009/199320 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: Tebliğnamede “Tüm dosya kapsamına göre, 06/03/2002 tarihli duruşmada dava ile ilgili olarak bekletici mesele yapılan Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/04/2006 tarihli ve 2006/91-155 sayılı kararının henüz kesinleşmediğinin anlaşılmasına göre, 765 Türk Ceza Kanununun 107 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 67. maddeleri uyarınca bekleme süresince zamanaşımının duracağı ve işlemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Gereği görüşüldü; 765 sayılı T.C.Y.'nın 107. maddesinde "Hukuku amme davasının ikamesi mezuniyet veya karar alınmasına yahut diğer bir mercide halli lazım gelen bir meselenin neticesine bağlı bulunduğu takdirde mezuniyet ve kararın alınmasına yahut meselenin halline kadar müruru zaman durur." 5237 sayılı T.Ceza Yasasının 67/1 maddesinde, "Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hâllerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur." hükümleri yer almaktadır. Y.C.G.K. 28.3.2006 tarih ve 38/94 sayılı kararında dava zamanaşımı süresini durduran nedenleri irdelerken uygulama açısından önemli açıklamalara yer vermiştir. Anılan kararda, " 765 sayılı T.C.Y.'nın zamanaşımını durduran nedenlerle ilgili 107. maddesi ve 5237 sayılı T.C.Y.'da benzer bir düzenleme olan 67/1 maddesinde durdurma nedenleri olarak izin veya karar alınması ya da bekletici sorun sayılmıştır. Bu yasal düzenlemelere göre, suçun işlenmesiyle başlayan dava zamanaşımı süresi, izin veya karar alınması için yetkili mercie başvurulduğu ya da bir bekletici sorunun ortaya çıktığı günde duracak, izin veya kararın alındığı tarihte ya da bekletici sorun çözümlendiğinde, kaldığı yerden işlemeye devam edecektir. Bu nedenle, durma süresinden önce geçmiş olan süre, durma süresinden sonra işleyen zamanaşımı süresine eklenecektir. İncelenen somut olayda, mahkemenin, sanık ... hakkında sahte resmi belge düzenleme suçundan açılan davanın sonucunu adı geçen sanığın resmi belgeyi yok etme suçundan açılan başka bir kamu davasında bekletici sorun olarak kabul ettiği görülmektedir. Burada hangi durumların bekletici sorun olarak kabul edilip edilemeyeceği konusunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Sorun çözülmedikçe, soruşturma ve kovuşturma yapılması olanaksız ise bu husus bekletici mesele olarak kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla soruşturma ve kovuşturmaya devam edilmesi bir sorunun, başka bir mercide çözülmesini zorunlu kılıyorsa bekletici meselenin varlığı söz konusudur. Koşulları bulunmamasına karşın bekletici mesele sayılmasına karar verilmesinin dava zamanaşımı süresini durdurmayacağı açıktır. Dosyadaki belgelere göre, sanığın başkasına ait yabancı dil seviye tespit sınav sonuç belgesine kendi kimlik bilgilerini yazarak sahte belge düzenlediği, doktora yeterlilik sınavına kabul için gerekli bu belgeyi yetkili merciye verdiği iddiasıyla açılan kamu davasının sonucunun sanığın oluşturduğu bu sahte belgenin onaylanması işleminin noterde yapıldığını kanıtlayan yevmiye defterinin ilgili sayfasının yırtılarak yok edilmesi eylemi nedeniyle açılan kamu davasında bekletici mesele sayılamayacağı açıktır. Resmi belgede (yabancı dil seviye tespit sınav sonuç belgesinde) sahtecilik suçuna ilişkin davanın sonucu, resmi belgeyi (noter yevmiye defterinin bir sayfasını yırtarak) yok etme suçuna ilişkin davaya devam edilmesi açısından bir zorunluluk taşımamaktadır. Resmi belgede sahtecilik suçundan açılan dava sonuçlanmasa da resmi belgeyi yok etme suçundan açılan davaya devam edilmesi olanaklıdır. Resmi belgeyi yok etme suçundan açılan davaya devam etmek resmi belgede sahtecilik suçundan açılan davada bir karar verilmesine bağlı değildir. Resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin davada verilen karar resmi belgeyi yok etme suçuna ilişkin davada ancak mahkemece değerlendirilmesi gereken bir kanıt olabilir. Bu durumda bekletici mesele olarak kabulü gereken bir sorun olmadığı anlaşılmakla mahkemenin dava zamanaşımı nedeniyle verdiği düşme kararı hukuka uygundur. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yukarıda yapılan açıklamalar ışığında yerinde görülmediğinden, Adalet Bakanlığının yasa yararına bozma isteğinin REDDİNE, 26.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/10550, K. 2010/10376, T. 26.05.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2010-10550-e-2010-10376-k-41e2400e6183