Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2009/20787 E. 2011/21814 K. – Görevli Memura

Konu: Görevli Memura Direnmek

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2009/20787
Karar No
2011/21814
Karar Tarihi
Konu
Görevli Memura Direnmek

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Görevli memura direnmek HÜKÜM : Hükümlülük Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- Esaslı işlemlerin yapıldığı 22.11.2007 tarihli oturuma ait duruşma tutanağının 1. sayfası zabıt katibi tarafından imzalanmayarak belgelendirilmemesi suretiyle, 5271 sayılı Ceza Yargılama Yasasının 219/1. maddesi hükmüne uyulmaması, 2- Sanık ... hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562.maddesinin 1.fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562.maddesinin 2.fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar ..., , ... ve ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22.11.2011 tarihinde 1 numaralı bozma yönünden oyçokluğuyla, diğer bozma yönünden oybirliğiyle karar verildi. KARŞI OY: Görevli memura direnmek suçundan sanıklar hakkında görülen kamu davasına ilişkin yerel mahkemece verilen hükmün, "esaslı işlemlerin yapıldığı 22.11.2007 tarihli oturuma ait duruşma tutanağının 1.sayfasının duruşmaya katılan zabıt katibi tarafından imzalanmayarak belgelendirilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nun 219/1. maddesi hükmüne uyulmaması," nedeniyle 1 numaralı bozma yapılmış ise de; 5271 sayılı CMK'nun "Olağan kanun yolları - Temyiz" konusunun düzenlendiği Altıncı Kitap - İkinci Kısım - Üçüncü Bölüm "Temyiz nedeni" başlıklı 288.maddesinin 1. fıkrasında "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır". Aynı maddenin 2.fıkrasında ise; "Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır". Hükmünün bulunduğu, CMK'nun "Duruşma Tutanağı" konusunun düzenlendiği İkinci Kitap - Birinci Kısım - Beşinci Bölüm "Duruşma tutanağı" başlıklı 219.maddesinin 1.fıkrasında; "..duruşma için tutulan tutanağın...mahkeme başkanı veya hakimi ile zabıt katibi tarafından imzalanacağı..", Öngörülmüş olmakla birlikte, CMK'nun "Kesin hukuka aykırılık halleri" başlıklı 289.maddesinin 1.fıkrasında; (a) 'dan (i)'ye kadar (9) bend halinde sınırlı olarak sayılan kesin hukuka aykırılık halinin varsayılacağı nedenler arasında(yine 1412 sayılı yasanın 308.maddesinde), sözkonusu duruşma tutanağındaki zabıt katibi imzası eksikliğinin bulunması hali sayılmamıştır. 5271 sayılı CMK'nun 289. maddesindeki yasal düzenleme karşısında duruşma tutanakları ve kararlarda hakim imzası eksikliği ile katip imzası eksikliğinin aynı sonucu doğurmayacağı kabul edinmelidir. Bu bağlamda, temyiz kapsamına göre dosya incelenmeli, katip imzası eksikliğinin mahallinde giderilebilmesi mümkün görülüp onama veya bozma yapıldığında anılan imza eksikliği bozma sebebi yapılmadan sadece mahallinde ikmali mümkün görülerek eleştiri konusu edilmelidir. Kaldı ki dosyamızda söz konusu katip tutanakların ikinci sayfasını ayrıca gerekçeli kararı da imzalamıştır. Gerekçeli kararı ve duruşma tutanaklarını aynı katip imzalamakla imzası bulunmayan sayfada yeralan hususları doğrulamış olmakta ve bu sayfadaki imzanın atılmasının unutulduğu anlaşılmaktadır. Kararın verildiği oturuma sanıklar müdafii katılmış olup, hükmü temyiz eden sanıklar müdafii temyiz dilekçesinde imza eksikliğine değinmemiş ve duruşma tutanağının sahte oluşturulduğuna dair bir itiraz da ileri sürmemiştir. Şayet, anılan sayfadaki imzanın mutlaka bulunması gerektiği kabul edilecekse duruşma tutanağının belirtilen sayfasındaki imza eksikliği dosya mahalline geri gönderilerek imza eksikliğinin giderilmesi sağlandıktan sonra iade edilen dosya esastan incelenebilecektir. Bu nedenle öncelikle dosya eksiğe gönderilmelidir. Nitekim, Yargılamanın hızlılığı ve usul ekonomisi Anayasanın 141/4. madde ve fıkrasında yer verilen "Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir".hükmü gereği kabul edildiği gibi CMK'nun da kabul ettiği bir ilkedir. Uzun süren/ makul sürede tamamlanıp sonuçlandırılmayan yargılamanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ilgili hükümlerini de ihlal edeceğinden (AİHM kararından), yargılamanın gereksiz uzamaması için gereken tedbirlerin ilgili mercilerce alınması gerekmektedir. Buna göre, yukarıda belirtilen hukuka aykırılık hallerinde kesin bozma sebepleri arasında sayılmayan duruşma tutanağındaki sadece zabıt katibi imzası eksikliğinin, temyiz incelemesi öncesinde noksan ikmali suretiyle gidertilmesi, birkaç ay gibi kısa bir sürede sağlanabilecek bu prosedür sonrasında esastan temyiz incelemesi yapılarak bir karar verilmesi mümkün iken, salt imza noksanlığı nedeniyle bozulması halinde, dosyanın yerel mahkemece yeniden esasa kaydı - taraf teşkili - yargılama süreci -verilecek kararın tebliği - yeniden işleyecek temyiz süreci suretiyle yargılama uzatılacak ve davaların mümkün olan en kısa sürede bitirilememesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlaline veya bir kısım davaların zamanaşımına uğramasına sebep olunabilecektir. Açıklanan nedenlerle duruşma tutanağının 1. sayfasındaki imza eksikliğinin bozma nedeni yapılmaması gerektiğini, katip imzasının mutlaka bulunması gerektiği düşünüldüğünde de temyiz incelemesi yapılmadan önce dosya eksiğe gönderilerek eksiklik giderildikten sonra tüm yönleriyle inceleme yapılması gerektiğini düşündüğümden, 1 numaralı bozma yönündeki sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2009/20787, K. 2011/21814, T. 22.11.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2009-20787-e-2011-21814-k-81bd9cb272a3