Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2009/19949 E. 2011/16467 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/19949
- Karar No
- 2011/16467
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yasak silah taşıma, Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma HÜKÜM : Hükümlülük Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanığın, davanın görüldüğü yer mahkemesi yargı çevresi içerisinde başka suçtan tutuklu bulunduğu halde, Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki düşüncesini bildirdiği ve hükmün tefhim edildiği oturuma getirtilmemesi suretiyle 1412 sayılı CMUK'nun 226 ve 5271 sayılı CMK'nun 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması, 2- 5237 sayılı TCY.nın 170/1. maddesinde; 765 sayılı Yasanın 264/7. maddesinde olduğu gibi " eylem başka bir suç oluştursa bile ..."(genel tehlike yaratma suçundan dolayı) ayrıca ceza verileceğine ilişkin bir düzenlemenin bulunmaması ve incelenen olayda sanığın, çıkan tartışmada mağdura karşı 'seni öldürürüm ' şeklindeki tehdit sözleriyle birlikte ruhsatsız tabancayla yere doğru yaralama kastı bulunmaksızın birkaç el ateş etmesi biçimindeki "bir" eylemiyle birden fazla yasa hükmünün ihlal edilmesi karşısında, TCY.nın 44. maddesinde düzenlenen farklı nev'iden fikri içtima kuralı gereği, ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılması yerine, iki suçun oluştuğu kabul edilerek TCY.nın 170/1-c ve 106/2-a maddeleri uygulanarak fazla cezaya hükmedilmesi, 3- Yasak silah taşıma ve genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçlarından,08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562.maddesinin l.fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562.maddesinin 2.fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,bozmayı gerektirmiş, 4-Kabule göre de; Sanığın, özgürlüğü bağlayıcı cezaya hükümlülüğünün doğal sonucu olarak TCY.nın 53/1. maddesindeki hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanık ...'nun temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.