Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2009/15160 E. 2011/16547 K.
Konu: Başkasının Yerine Cezaevine Girme, Yalan Beyan
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/15160
- Karar No
- 2011/16547
- Karar Tarihi
- Konu
- Başkasının Yerine Cezaevine Girme, Yalan Beyan
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Başkasının yerine cezaevine girme, Yalan beyan HÜKÜM : Hükümlülük Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre ; 1- Başkasının yerine cezaevine girme suçuna yönelik temyiz istemi ile ilgili olarak; Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe: Sanığa yükletilen başkasının yerine cezaevine girme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu, Hukuksal tanı: Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu, Yaptırım: Cezanın yasal bağlamda uygulandığı, Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak; 5237 sayılı TCK.nun 53/1.maddesi uyarınca hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak belli hakları kullanmaktan yoksun bırakmaya kararı verilirken, anılan yasa maddesinin 3.fıkrasının "Mahkum olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz" amir hükmü dikkate alınarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, Yasaya aykırı, sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMK'nun 322.maddesi uyarınca, hüküm fıkrasından "Sanığın cezasının infazı tamamlanıncaya kadar 5237 sayılı TCK'nun 53/1.maddesinde belirtili belli hakları kullanmasından yoksun bırakılmasına" ibaresinin çıkartılarak, yerine "sanığın, 5237 sayılı TCK'nun 53/1-a, b, d, e bentlerinde belirtilen haklarından aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca hapis cezasının infazının tamamlanıncaya , 53/1 -c maddesinde yazılı haklardan ise anılan maddenin 3.fıkrası uyarınca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilmesine, diğer kişilere yönelik yönelik bu hakları bakımından aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2- Yalan beyan suçuna yönelik temyize gelince; Başka bir suçtan yakalaması olan Mehmet'in kardeşi olan sanık ...'ın polis memurlarının yapmış oldukları kimlik kontrolünde kardeşine ait ehliyeti ibraz ederek onun yerine cezaevine girip 50 gün cezaevinde yatmaktan ibaret eyleminde memura yalan beyanda bulunmanın, başkası yerine cezaevine girme suçunun öğesi olup, sanığın sadece TCK'nun 291. maddesi uyarınca hükümlülüğüne karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, memura yalan beyan suçundan da ayrıca hüküm kurulması, Kabule göre de; 5237 sayılı TCY.nın 53/1 -(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1- a,b,d,e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.