Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/747 E. 2025/4304 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/747
Karar No
2025/4304
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/309 E., 2023/205 K. Mahkeme kararının asıl ve birleşen davada taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına dair verilen kararın düzeltilmesi, asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacılar vekili asıl davada; müvekkillerinin murisi ...'in 25.05.2008 tarihinde dava dışı ...'ın evindeki elektrik arızasını gidermeye çalışırken yüksek gerilime kapılarak öldüğünü, davalının hiçbir önlem ve uyarı levhası koymadığından hizmet kusuru bulunduğunu, olaya ilişkin Diyarbakır 6. Ceza Mahkemesinin 2008/569 E. sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini, murisin ölümü nedeniyle müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını ileri sürerek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkillerinden ... için 50.000,00 TL manevi ve 1.000,00 TL maddi, ..., ... ve ...'nın her biri için 20.000,00 TL manevi ve 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş;16.06.2022 tarihli dilekçe ile dava değerini 295.698,13 TL'ye ıslah etmiştir. 2. Davacılar vekili tarafından bozmadan sonra açılan ve asıl dava dosyası ile birleştirilen davada; Mahkemece ıslahtan sonra alınan 2. bilirkişi raporu doğrultusunda alacağın asıl davadaki ıslah dilekçesindeki rakamdan daha yüksek olduğunun tespit edilmesi üzerine eldeki davanın açıldığını ileri sürerek; 244.041,86 TL tazminatın davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili asıl ve birleşen davada; davanın zamanaşımı geçtikten sonra açıldığını, bölgedeki tüm trafoların müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığını, ölüm sebebinin trafodan kaynaklandığının ispat edilemediğini, müvekkili şirketin kendisine ait tüm trafo ve hatların bakımını yaptırıp gerekli uyarı levhalarını koyduğunu, dava konusu olayın meydana gelmesinde davacıların murisinin kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece verilen 20.01.2016 tarihli kararla; dosyaya kazandırılan kusur bilirkişi raporunda davalı şirketin kusurunun bulunmadığı, dava dışı ...'ın %50, muris ...'in %50 kusurlu olduğunun belirlendiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen10.09.2018 tarihli ilamla; "..Mahkemece her ne kadar 3'lü heyet raporu dikkate alınarak davalı ... şirketinin meydana gelen olayda kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; davalı ... şirketinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 69 ve 71. maddeleri gereği kusursuz sorumluluk ilkesi (tehlike sorumluluğu) gereği meydana gelen olaydan dolayı sorumlu olduğu, Mahkemece alanında uzman ayrı bir 3'lü bilirkişi heyetinden kusur oranlarının tespiti yönünden yeniden bilirkişi raporu alınması, kusur oranları belirlendikten sonra ise, alanında uzman aktüerya bilirkişiden davacıların maddi tazminat talepleri yönünden rapor alınması suretiyle sonucuna uygun şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmesi gerektiği," gerekçesiyle, karar bozulmuştur. 2. Mahkemece bozmaya uyularak verilen 13.06.2023 tarihli kararla; davalı şirketin %40 oranında kusur gözetilerek düzenlenen hesap raporu doğrultusunda asıl davanın kısmen kabulüne; birleşen davanın kabulüne, davacılardan ... için 429.083,21 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi; ... için 20.766,42 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi; davacı ... için 27.591,31 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi; ... için 62.299,05 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri süresi içinde temyiz başvurusunda bulunmuştur. IV. TEMYİZ Dairenin 21.10.2024 tarihli ilamıyla; kusursuz sorumlu olan davalı şirketin direğe tırmanmayı engelleyecek tedbirleri almadığından munzam (ek) kusurlu olması sebebiyle illiyet bağının kesildiği savunmasında bulunamayacak olmasına göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, vekalet ücreti yönünden taraflar lehine olmak üzere hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. V. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Sebepleri Davalı vekili asıl ve birleşen davada; kusura ilişkin bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, inşa edilen yapı kaçak ve ruhsatsız olduğundan illiyet bağının kesildiğini, Ankara ... Dairesinden rapor alınması gerektiğini, Belediye ve kolluğa ait sorumluluğun müvekkiline yüklenilemeyeceğini, ne ... Kanunu'nda ne de ... Yönetmeliğinde elektrik dağıtım şirketlerinin binayı yıkmak veya kaçak binayı ihbar etmek gibi bir yükümlülüğü düzenlenmediğini, trafo sahasına herhangi bir menkul ve gayrimenkul tesis edilemeyeceğini, kaçak yapı sonradan inşa edildiğinden elektrik tesisine uygun mesafede olması gerektiğini, olayın müvekkiline ait direklerden kaynaklandığına dair delil bulunmadığını, tüm trafo ve hatların bakımının yapıldığını, uyarı levhalarının konulduğunu, teknik hata, bakım, onarım eksikliği bulunmadığını, olayın kazazedenin kusurundan kaynaklandığını, müvekkiline zorlama şekilde kusur yüklendiğini, Belediyenin davaya dahil edilmesi gerektiğini, konusunda uzman olmayan aktüerya bilirkişisi tarafından hazırlanan raporun yetersiz olduğunu, bakiye ömür süresi, bilinmeyen dönem hesap yöntemi gibi hususların Yargıtay’ın yerleşik kararlarına uygun olmadığını, kusur raporu hatalı olduğundan bunun aktüerya raporunun da hatalı olmasına neden olduğunu, hesaplamanın PMF 1931 tablosuna göre yapılması gerektiğini, davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra ıslah edildiğini, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacıların ayrı ayrı manevi tazminat isteyemeyeceklerini belirterek, kararın düzeltilmesini talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, elektrik çarpması sonucunda desteğin ölümü nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Karar düzeltme yoluyla incelenen kararda yer verilen gerekçeye, Mahkemece uyulan bozma kararında belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verilmesine, bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmamasına, bozma ilamından sonra dosyaya kazandırılan kusur raporu 16.11.2021 tarihli olup bundan sonra hazırlanan 11.04.2022 kök rapor ve 14.04.2023 tarihli ek rapor uyarınca zararın tespit edildiği, zararın niteliği ve unsurları bu aşamada öğrenildiğinden ıslah ile artırılan kısmın zamanaşımına uğramadığı, somut olayda uzamış ceza zamanaşımı süresinin olay tarihinden itibaren 15 yıl olduğu, buna göre birleşen dava tarihi (03.05.2023) ile olay tarihi (25.05.2008) arasında 15 yıllık zamanaşımı süresinin de geçmediği, hükme esas alınan raporların taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin karar düzeltme talebinin REDDİNE, Aşağıda yazılı para cezasının karar düzeltme isteyene yükletilmesine, 24.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/747, K. 2025/4304, T. 24.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-747-e-2025-4304-k-acb67ceaca0a