Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/22596 E. 2025/9427 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/22596
Karar No
2025/9427
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/926 E., 2021/68 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/368 E., 2018/376 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Ceza Genel Kurulu'nun 2020/14-115 Esas-2021/412 sayılı Kararında belirtildiği üzere; sanık ve müdafiinin yüzüne karşı tefhim olunan hükümde 5271 sayılı CMK’nın 295 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya tebliğden itibaren (7) gün içerisinde verilmesi gerektiğine değinilmediği gibi bu hususun meşruhatlı tebligat ile de belirtilmediği anlaşıldığından, sanık müdafiinin, temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden ve gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün geçtikten sonra ancak 15 gün içinde sunduğu temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanığın hakkında dairemizin 2021/11478 esasına kayıtlı olup Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 2019/135 esas sayılı dava dosyasında verilen kararın aynı gün yapılan temyiz incelemesinde;

1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından, ilgili yerlerden temin edilecek ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

2.Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (kapatılan)16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 Esas, 2019/6842 sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek;

Mahkeme kabulünde yer alan ve sanığın ankesör veya sabit kontörlü hattan arandığında aynı gün aynı ankesör veya sabit hattan kendisi gibi asker şahısların da arandığı tespitini içeren raporun yeterli olmadığı değerlendirilmekle, öncelikle sanığın görev yaptığı diğer şehirler ile ülke kapsamında ardışık aramalarının olup olmadığının yeniden araştırılarak varsa sabit hat ve ankesörlü telefondan aranmalarına ilişkin analiz raporlarının istenmesi, gelen bilgi ve belgeler doğrultusunda ankesörlü hatlardan ardışık ve tekil olarak aranan sanığın eylemlerinin belirlenebilmesi bakımından; emniyet kayıtlarının yanı sıra BTK’dan alınan baz istasyonunu gösterir HTS kayıtlarının, “0” saniyeli çağrılar da dahil olmak üzere getirilerek üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun tanzim edilmesi, sanıkla ilgili sabit hat veya ardışık aranmaya ilişkin varsa itirafçı beyanlarının tamamının dosyaya getirilmesi, yine ardışık aramalar kapsamında ardışık şekilde arandığı diğer tüm asker şahıslar hakkında bir soruşturma veya dava olup olmadığı araştırılıp, varsa ifade örneklerinin dosyaya ibrazının sağlanması, gerektiğinde bu kişilerin tanık olarak beyanlarına başvurulması,

3.Temyiz aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/43587 karar numaralı KYOK 'da "2012 yılı Jandarma Astsubay ihtisas sınavında FETÖ/PDY mensuplarınca usulsüzlük yapılması eylemleri ile ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/55938 sayılı soruşturma dosyası üzerinden soruşturma başlatıldığı, Jandarma Genel Komutanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının 29/05/2023 tarih ve Z-43093488-663.07-19411307 sayılı tevdi raporuyla, 2012 yılı Jandarma Astsubay İhtisas Sınavında adayların gerçek notlarına müdahale ile 239 kişinin usulsüz şekilde ihtisasa alındığının, 16 kişinin ise ihtisasa alınmadığı halde gerçek notlarının yükseltildiğinin tespit edildiği, bu tespit sebebiyle 2012 yılı Jandarma Astsubay İhtisas Sınavı yönünden tahkikata Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/140286 soruşturma numarası üzerinden devam olunduğunun, anılan soruşturma kapsamında, şüpheli ...'nın da bu kişilerden biri olduğunun" belirtilmesi karşısında; anılan KYOK ekinde gönderilen evrakların CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunarak diyeceklerinin sorulmasından sonra tüm deliller bir arada değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,

4. 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nun 5 ve 22 nci maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalandığı belirtildiği halde, UYAP'ta yapılan kontrolde 22.11.2018 tarihli duruşma zaptının ...sicil numaralı katip tarafından elektronik olarak imzalanmaması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/22596, K. 2025/9427, T. 13.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-22596-e-2025-9427-k-2fe755963bbd