Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/18263 E. 2025/9502 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/18263
- Karar No
- 2025/9502
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3696 E., 2020/1299 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/418 E., 2018/431 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Temyiz aşamasında dosyaya gelen ve sanık hakkında beyanda bulunan ....'nin beyanlarının 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunup tanık sıfatıyla anlatımlarına başvurulduktan sonra bir karar verilmesi lüzumu, 2. Tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulan ...'nin ".... ile de aramızda sohbet geçerken sanığın isminden bahsediyordu. Kendisi de cemaat üyesi olduğu için de ... için; 'sağlamdır, seni almak istedik, sen gelmek istemeyince başkasını aldık personel daire başkanlığına' diye söylemişti" şeklinde, ...nin ise "Ayrıca ... . 2016 yılında Jandarma Genel Komutanlığı Personel Daire Başkanlığı Uzman Çavuş Atama Şubede çalışırken ben onu ziyarete gittiğimde sanığın 'hizmetten' olduğunu söylemişti. Ayrıca ... de 2015 yılına kadar Jandarma Genel Komutanlığı Personel Daire Başkanlığı Subay Atama Şube Müdürlüğünde çalışırken ...'ın 'hizmetten' olduğunu söylemişti." şeklinde beyanda bulunmaları karşısında; tanık beyanlarında adı geçen şahısların tanık sıfatıyla dinlenilmelerinden sonra bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 Esas, 2019/6842 Karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek; Sanığın görev yaptığı şehirler ile ülke kapsamında ardışık aramalarının olup olmadığının araştırılarak varsa sabit hat ve ankesörlü telefondan aranmalarına ilişkin analiz raporlarının istenmesi, gelen bilgi ve belgeler doğrultusunda ankesörlü hatlardan ardışık ve tekil olarak aranma eylemlerinin belirlenebilmesi bakımından; emniyet kayıtlarının yanı sıra BTK’dan alınan baz istasyonunu gösterir HTS kayıtlarının, “0” saniyeli çağrılar da dahil olmak üzere getirilerek üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun tanzim edilmesi, sanıkla ilgili sabit hat veya ardışık aranmaya ilişkin varsa itirafçı beyanlarının tamamının dosyaya getirilmesi, yine ardışık aramalar kapsamında ardışık şekilde arandığı diğer tüm asker şahıslar hakkında bir soruşturma veya dava olup olmadığı araştırılıp, varsa ifade örneklerinin dosyaya ibrazının sağlanması, gerektiğinde bu kişilerin tanık olarak beyanlarına başvurulması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.