Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/17303 E. 2025/9426 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/17303
Karar No
2025/9426
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/684 E., 2020/255 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 3. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/307 E., 2018/155 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Sanığın ByLock iletişim sistemi kullanıcısı olduğunun belirtilmesi karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen,Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, istinaf/temyiz aşamasında dosya içerisinde geldiği anlaşılan ayrıntılı .... İD numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında roster kayıtlarında ve sanık beyanında da ismi geçen...'nin kimlik bilgilerinin tespitine çalışılarak, bu suçtan sanık olup olmadığının, dosya sanığı ile ilgili beyanlarda bulunup bulunmadığının araştırılması ve var ise dosyasının celp edilip incelenmesi ile tanık olarak duruşmaya çağrılıp dinlenilmesi sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulması gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Temyiz kanun yolu aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan ... isimli şahıs ile istinaf aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan ...isimli şahsın sanık hakkındaki beyan ve teşhislerinin duruşmada okunması, gerekirse adı geçenlerin tanık olarak dinlenilmesi, ayrıca UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığının da araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin dosya kapsamına alınması, olanaklı ise sanık hakkında beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık sıfatıyla dinlenilmeleri ile tüm bu delillerin CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 3. Her ne kadar beyanlarının yeterli düzeyde açıklama içermemesi nedeni ile sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; sanığın aşamalarda alınan beyanlarında sohbet toplantılarına katılan kişilere ve kendisine ByLock programını yükleyen kişiye ilişkin bilgi vermesi göz önüne alındığında sanığın tekrar dinlenmesi ile 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri, hukuki mahiyeti ve sonuçları tam olarak hatırlatılarak yeniden beyanının alınması suretiyle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi, 4. İlk Derece Mahkemesince "sanığın 2016 yılına kadar örgütün mütevelli olarak adlandırdığı grup içinde bulunduğu" şeklinde dosya kapsamıyla örtüşmeyen hususlara kabulde yer verilmesi suretiyle hükmün karıştırılması, 5. Sanığın çocuğunu örgüte müzahir dersaneye göndermesinin müsnet suç bakımından delil ya da örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi, 6. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1 inci maddesi gereğince artırım yapılması sırasında uygulama maddesi olan anılan Kanun'un 5 inci maddesinin ilgili fıkrasının gösterilmemesi, 7. 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nun 5 ve 22 nci maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalandığı belirtildiği halde, UYAP'ta yapılan kontrolde 03.04.2018 tarihli duruşma zaptının ... sicil numaralı katip tarafından; ilk derece mahkemesi gerekçeli kararının 182513 sicil numaralı katip tarafından elektronik olarak imzalanmaması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Sivas 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/17303, K. 2025/9426, T. 13.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-17303-e-2025-9426-k-e1bc909fd320