Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/10117 E. 2025/7903 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/10117
Karar No
2025/7903
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/901 E., 2020/246 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/329 E., 2019/202 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahısların hakkında soruşturma veya kovuşturma olup olmadığının ve uyap örgütlü suçlar bilgi bankasından başkaca beyan bulunup bulunmadığının araştırılması, var ise aşama beyanlarının onaylı suretlerinin getirtilmesi, bunlarla birlikte takipsizlik kararında adı geçen Mehmet Yorgancı'nın aşama beyanları CMK'nın 217. maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafisine okunarak savunmaları alındıktan ve bu kişilerin tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY: Sayın çoğunluğun “silahlı terör örgütüne üye olma suçundan eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde karar verilmesi” şeklindeki bozma gerekçesine tarafımızdan iştirak edilmemiştir. İncelenen dosya kapsamından; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 31.10.2018 tarih ve 2018/41424 Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.07.2019 tarih ve 2018/329 E., 2019/202 K. sayılı ilamıyla sanık hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan mahkumiyetine karar verildiği, bu karara karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 13.02.2020 tarih ve 2019/901 Esas, 2020/246 sayılı Kararıyla “istinaf başvurusunun esastan reddine” dair karar verildiği, sanık müdafiinin yasal süresi içerisinde anılan kararı temyiz ettiği anlaşılmaktadır. Somut uyuşmazlığı oluşturan tartışmanın konusunu; “sanığın dosya kapsamına yansıyan eyleminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturup oluşturmayacağı" hususu oluşturmaktadır. Somut olay irdelendiğinde; Oluş, mahkeme kabulü, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, örgütsel gizli haberleşme ağı olan ByLock programına dahil olan sanığın ayrıntılı tespit ve değerlendirme tutanağındaki yazışmaları incelendiğinde kendisi gibi bir başka ByLock kullanıcısına "abi ben İstanbul'dan Bilal size teslim etmemiz gereken arkadaşlar var" şeklinde bir mesaj göndermesi karşısında, sanığın örgüt hiyerarşisine dahil olduğu, örgütle organik bir bağ kurduğu, mesajında örgütün yapısına ve faaliyet şekline uygun bir şekilde öğrenci veya çalışan bir personelin devrini sağladığı anlaşılmakla; sanığın eylemlerinin bugüne kadar Yargıtay 16. Ceza Dairesi (kapatılan) ve 3. Ceza Dairesinin istikrarlı ve süreklilik gösteren kararlarından da görüleceği üzere "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu oluşturacağından sayın çoğunluğun “eksik araştırmaya yönelik” bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/10117, K. 2025/7903, T. 10.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-10117-e-2025-7903-k-b1c933b23e2a