Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/9826 E. 2022/8030 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9826
- Karar No
- 2022/8030
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesi : Ordu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2018 tarih ve 2017/6 - 2018/56 sayılı kararı Suç : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma Hüküm : 1-Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu yönünden; CMK’nın 223/2-b maddesi gereğince kurulan beraat kararı 2-Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden; TCK’nın 314/2, 53/1, 58/9, 62, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi Temyiz edenler : Sanık müdafii, T.C. Cumhurbaşkanlığı vekili
Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Ordu 2. Ağır Ceza Mahkemesince 07.02.2018 tarih ve 2017/6 esas 2018/56 karar sayılı ilam ile sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan beraatine ilişkin verilen karar neticesinde, mahkumiyet hükmüne yönelik olarak sanık müdafii tarafından süresi içinde istinaf isteminde bulunulduğu, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan kurulan beraat hükmüne ilişkin aleyhe istinaf talebinde bulunulmaması sebebi ile Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 07.11.2018 tarih ve 2018/81 esas 2018/132 karar sayılı ilamı ile istinaf konusu yapılan silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, temyiz aşamasında Cumhurbaşkanlığının sunduğu 17.09.2019 tarihli “katılma talepli istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın bozulması” konulu dilekçede gerekçeli karar içeriğinden haberdar olunduğu belirtilerek katılma talebinde bulunulduğu ve dilekçe içeriği itibarıyla karara yönelik itirazların temyiz başvurusu olarak değerlendirilmesi gerektiği hususları gözetilerek, Aralarındaki irtibat (5271 sayılı CMK. madde 8) nedeniyle birlikte görülen her suça ilişkin hükümlerin bağımsızlığını koruduğunda kuşku bulunmamasına, ilk derece mahkemesince verilen hükümlerin kanun yolunun, kural olarak temyiz değil istinaf olarak belirlenmesine (5271 sayılı CMK. madde 272/1), kararı hem maddi hem de hukuki yönden denetlemekle görevli bölge adliye mahkemesine etkin başvuru hakkının temini bakımından, ilk derece mahkemesince verilen her hükmün öncelikle bölge adliye mahkemesince denetlenmesi gerektiği gözetilerek; Cumhurbaşkanlığı tarafından kanun yoluna başvurulan Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan kurulan hükmün de öncelikle CMK'nın 272/1 maddesi kapsamında bölge adliye mahkemesince değerlendirilip bir karar verilmesi akabinde istemde bulunulması halinde temyiz isteminin değerlendirilmesi gerektiğinden dosyanın iadesi için mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.11.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.