Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2012/32000 E. 2013/28927 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/32000
- Karar No
- 2013/28927
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; 1) Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'u kasten yaralama eylemlerinden kurulan hükmün incelenmesinde; Mahkemece kurulan hüküm usul ve yasaya uygun bulunduğundan tebliğnamenin bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre suça o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı ONANMASINA, 2) Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede; A) Sanığın ..., ... ve ...'a yönelik kasten yaralama eyleminden kurulan hükümlerin incelemesinde; Sanık hakkında silahla kasten yaralama eyleminden hüküm kurulduğu sırada kanun maddesinin TCK. 86/3-e maddesi yerine 86/3-a maddesi olarak gösterilmesi ile doğrudan hükmedilen adli para cezasının uygulama maddesinin TCK. 52/2 yerine 50/1-a maddesi olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir eksiklik olarak kabul edildiğinden, 5237 sayılı TCK'nin 52/1 maddesine göre adli para cezasının ay olarak belirlenmesi sonuca etkili olmadığından tebliğnamenin bu hususlardaki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir. Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak; Sanık ile şikayetçiler arasındaki kavganın çıkış nedeni ve ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tanık anlatımları ve diğer delillerle belirlenememesi karşısında sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışılmaması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, B) Sanığın ...'a yönelik yüzde sabit iz oluşturacak şekilde kasten yaralama eyleminden kurulan hükmün incelenmesinde; Sanık hakkında silahla kasten yaralama eyleminden hüküm kurulduğu sırada kanun maddesinin TCK. 86/3-e maddesi yerine 86/3-a maddesi olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir eksiklik olarak kabul edildiğinden tebliğnamenin bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak; a) Katılan ...'ın 19/03/2008 tarihli celsede alınan beyanında kendisini alnında iz bırakacak şekilde suça sürüklenen çocuk ...'in yaraladığını, sanık ...'un kendisini darp etmediğini beyan etmesi karşısında sanığın beraatine karar verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre; b) Sanık hakkında ...'a yönelik kasten yaralama eylemi nedeniyle Çardak Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2006/188 Esas, 2007/153 karar sayılı görevsizlik kararında suç vasfına yönelik saptamada bulunulmadığı halde sanığa 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c, son maddelerinden ek savunma hakkı tanınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması Bozmayı gerektirmiş, sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, C) Sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından hükmedilen beraat kararlarının incelenmesinde; Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak; Sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından açılmış kamu davalarının olmadığı gözetilmeden bu suçlardan beraatine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, 3) Katılan sanık ... hakkında ...'e yönelik kasten yaralama eyleminden kurulan hükmün incelenmesinde; Sanık hakkında silahla kasten yaralama eyleminden hüküm kurulduğu sırada kanun maddesinin TCK. 86/3-e maddesi yerine 86/3-a maddesi olarak gösterilmesi ile doğrudan hükmedilen adli para cezasının uygulama maddesinin TCK. 52/2 yerine 50/1-a maddesi olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir eksiklik olarak kabul edildiğinden, 5237 sayılı TCK'nin 52/1 maddesine göre adli para cezasının ay olarak belirlenmesi sonuca etkili olmadığından tebliğnamenin bu hususlardaki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir. Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak; a) Katılan sanık ... hakkında iddianame anlatımında ...'i yaraladığından bahisle kamu davası açıldığı halde hükümde ...'i yaralamak eyleminden mahkumiyet hükmü kurularak 5271 sayılı CMK'nin 225/1 maddesine muhalefet edilmesi, Kabule göre; b) Sanık ile şikayetçi arasındaki kavganın çıkış nedeni ve ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tanık anlatımları ve diğer delillerle belirlenememesi karşısında sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışılmaması, Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, 4) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde; A) Suça sürüklenen çocuk ...'nın ...'a yönelik hakaret ve tehdit eylemlerinden kurulan hükmün incelenmesinde; Mahkemece suça sürüklenen çocuğun ... Ünsal'a yönelik hakaret suçundan kurulan hüküm usul ve yasaya uygun bulunduğundan tebliğnamenin bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre suça sürüklenen çocuk ve o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün kısmen isteme uygun ONANMASINA, B) Suça sürüklenen çocuk ...'nın ... dışındaki şikayetçilere yönelik kasten yaralama eylemlerinden kurulan hükümlerin incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuk hakkında silahla kasten yaralama eyleminden hüküm kurulduğu sırada kanun maddesinin TCK. 86/3-e maddesi yerine 86/3-a maddesi olarak gösterilmesi ile doğrudan hükmedilen adli para cezasının uygulama maddesinin TCK. 52/2 yerine 50/1-a maddesi olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir eksiklik olarak kabul edildiğinden, 5237 sayılı TCK'nin 52/1 maddesine göre adli para cezasının ay olarak belirlenmesi sonuca etkili olmadığından tebliğnamenin bu hususlardaki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir. Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak; a) Suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen 2006/95 esas sayılı iddianamede şikayetçiler olarak ..., ..., ... ve ...'ın isimlerinin yazılı olduğu, sevk maddelerinde 5237 sayılı TCK'nin 86/2, 86/3-e ve 31/3 maddelerinin dört kez uygulanmasının talep edildiği, ancak iddianamenin anlatım kısmında ...'e yönelik bir eylem tarif edilmediği gözetildiğinde suça sürüklenen çocuğun kimlere yönelik eylemleri nedeniyle cezalandırıldığının kararda gösterilmemesi, b) Suça sürüklenen çocuk ile şikayetçiler arasındaki kavganın çıkış nedeni ve ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tanık anlatımları ve diğer delillerle belirlenememesi karşısında sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışılmaması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, C) Suça sürüklenen çocuk ...'nın ...'a yönelik yüzde sabit iz oluşturacak şekilde kasten yaralama eyleminden kurulan hükmün incelenmesinde; Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak; a) Katılan ...'ın 19/03/2008 tarihli celsede alınan beyanında kendisini alnında iz bırakacak şekilde suça sürüklenen çocuk ...'in yaraladığını, suça sürüklenen çocuk ...'in kendisine sadece hakaret ettiğini beyan etmesi karşısında suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre; b) Suça sürüklenen çocuk ile katılan arasındaki kavganın çıkış nedeni ve ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tanık anlatımları ve diğer delillerle belirlenememesi karşısında sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışılmaması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, D) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kasten yaralamaya teşebbüs suçundan iki kez cezalandırılması için açılan kamu davasına yönelik incelemede; İddianamenin ilk cümlesinde şikayetçiler ... ile ...'in kahvehaneye girmek istedikleri sırada suça sürüklenen çocuğun kelebek bıçağı salladığının belirtilmiş olması ve kasten yaralamaya teşebbüs suçundan iki kez cezalandırılmasının istenmiş olması karşısında suça sürüklenen çocuğun söz konusu eylemi şikayetçiler ... ve ...'e karşı işledikleri anlaşıldığı halde bu konuda açılmış bir kamu davası olmadığından bahisle yazılı şekilde karar verilmesi, 5) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde; A) Suça sürüklenen çocuk ...'ın ...'a yönelik hakaret ve tehdit eylemlerinden kurulan hükmün incelenmesinde; Mahkemece suça sürüklenen çocuğun ...'a yönelik hakaret suçundan kurulan hüküm usul ve yasaya uygun bulunduğundan tebliğnamenin bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün kısmen isteme uygun ONANMASINA, B) Suça sürüklenen çocuk ...'ın, ... dışındaki şikayetçilere yönelik kasten yaralama eylemlerinden kurulan hükümlerin incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuk hakkında silahla kasten yaralama eyleminden hüküm kurulduğu sırada kanun maddesinin TCK. 86/3-e maddesi yerine 86/3-a maddesi olarak gösterilmesi ile doğrudan hükmedilen adli para cezasının uygulama maddesinin TCK. 52/2 yerine 50/1-a maddesi olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir eksiklik olarak kabul edildiğinden, 5237 sayılı TCK'nin 52/1 maddesine göre adli para cezasının ay olarak belirlenmesi sonuca etkili olmadığından tebliğnamenin bu hususlardaki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir. Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak; a) Suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen 2006/95 esas sayılı iddianamede şikayetçiler olarak ..., ..., ... ve ...'ın isimlerinin yazılı olduğu, sevk maddelerinde 5237 sayılı TCK'nin 86/2, 86/3-e ve 31/3 maddelerinin üç kez uygulanmasının talep edildiği, ... yönünden yüzde sabit iz oluşacak şakilde kasten yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk yönünden görevsizlik kararı verildiği gözetildiğinde suça sürüklenen çocuğun kimlere yönelik eylemleri nedeniyle cezalandırıldığının kararda gösterilmemesi, b) Suça sürüklenen çocuk ile şikayetçiler arasındaki kavganın çıkış nedeni ve ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tanık anlatımları ve diğer delillerle belirlenememesi karşısında sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışılmaması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, C) Suça sürüklenen çocuk ...'nın ...'a yönelik yüzde sabit iz oluşturacak şekilde kasten yaralama eyleminden kurulan hükmün incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuk hakkında silahla kasten yaralama eyleminden hüküm kurulduğu sırada kanun maddesinin TCK. 86/3-e maddesi yerine 86/3-a maddesi olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir eksiklik olarak kabul edildiğinden, suça sürüklenen çocuk suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış ise de; yargılamanın yapıldığı ve savunmasının alındığı tarihte 18 yaşını doldurduğu anlaşıldığından, CMK’nin 150/2’nci maddesi uyarınca, zorunlu müdafii görevlendirilmesi gerektiği yönündeki tebliğnamedeki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir. Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak; Suça sürüklenen çocuk ile katılan arasındaki kavganın çıkış nedeni ve ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tanık anlatımları ve diğer delillerle belirlenememesi karşısında sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışılmaması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, 11/07/2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.