Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2012/28315 E. 2013/23794 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/28315
- Karar No
- 2013/23794
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Beraat, temyiz talebinin reddine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Hükümde, temyiz yoluna başvuru tarihinin tefhim/tebliğ tarihinden itibaren başlayacağı belirtilmek suretiyle karışıklık yaratıldığı anlaşılmakla katilan idarenin temyizinin süresinde olduğunun kabulü ile yapılan incelemede ; 1) Sanık Hüseyinin temyiz talebinin incelenmesinde ; temyiz itirazları, oluşa, yapılan yargılamaya, toplanan delillere, gerekçeye ve uygulamaya göre yerinde görülmediğinden, reddiyle temyiz talebinin reddine ilişkin 5/5/2010 tarihli Ek Kararın ONANMASINA, 2) Katılan idare vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde ; Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine. ancak; a) Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen harita mühendisi bilirkişinin raporunda, dava konusu gölet için dolgu yapılan sahanın bir kısmının 3320, bir kısmının da 3321 nolu parsellerde kaldığının bildirilmesine karşılık ek raporunda orman kadastro haritasına göre gölet ile ceviz ağacının orman sınırları içinde kaldığının bildirilmesine, duruşma aşamasında dinlenilen bir kısım tanıkların sanık ... gölet sahasını muhtarlıktan devraldıktan sonra genişletmek istediğini, soruşturma başlayınca inşaatı durdurduğunu beyan etmelerine göre mahallinde konusunda uzman bilirkişiler heyeti vasıtasıyla zabıt mümziileri de hazır bulundurularak yeniden keşif yapılıp suça konu gölet inşaatının yapıldığı yerin orman sınırları içinde kalıp kalmadığının, sahada devir tarihi olan 8/6/2006 tarihinden sonra inşaat faaliyetine devam edilip edilmediğinin, açma yapılıp yapılmadığının kesin olarak tespitinden sonra orman içinde kaldığının belirlenmesi halinde sanık ... hakkında 6831 sayılı Kanunun 93. maddesine muhalefet nedeniyle dava açılmasının temin edilerek açılacak davanın bu dava ile birleştirilerek delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle bir hüküm tesisi gerektiğinin gözetilmemesi, b) Duruşma aşamasında dinlenilen bir kısım tanıklarca, dava konusu yerin öncesinde sanıklardan Hüseyinin babasına ait olup onun tarafından kullanıldığının, babasından sonra ise sanık tarafından kullanıldığının belirtilmesine karşılık keşif aşamasında dinlenilen bir kısım tanıkların ise sanığın dava konusu yeri ve yıkılan ceviz ağacını kullanmadığını beyan etmeleri nedeniyle çelişki oluşmasına göre taşınmazın başında köy muhtarı, ihtiyar heyeti üyeleri, varsa saha bekçisi ve civar taşınmaz sahiplerinin dinlenilerek suç tarihi öncesi,suç tarihi ve halen dava konusu yerin sanık tarafından kullanılıp kullanılmadığının kesin bir şekilde tespitinden sonra sanığın dava konusu yerle ilgili babasının kazanılmış davası olduğunu, arazinin kendilerine ait olduğunu savunması da dikkate alınarak sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin nazara alınmaması, c) Ek raporu için bilirkişiye yemini verdirilmemek veya önceki yemini hatırlatılmamak suretiyle CMK'nin 64. maddesine muhalefet edilmesi, Bozmayı gerektirmiş katılan idare vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 06./.06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.