Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2010/2120 E. 2011/14166 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/2120
- Karar No
- 2011/14166
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak, 1) Sanığın ısrarla ağaç kesimi yapılan yerin babadan kalma tapulu arazi olduğunu ileri sürmesine ve dosyada bulunan sanığın babasının da hissedar olduğu, 28 Ekim 1952 tarihli tapu kaydı keşifte mahalli bilirkişi beraberliğinde suça konu sahada uygulanması sonrasında fenni bilirkişinin hazırlanan raporunda, içinden kesim yapılan 163.700 m2 ağaçlık alanın mevki ve hudut itibariyle tapu kaydı kapsamında kaldığının belirtmesine göre, ilgili tapu kaydının Akkuş Tapu Kadastro Müdürlüğünden ilk tesis tarihli geldileri ile birlikte istenerek ve bu konuda orman mühendisinden de yeniden rapor aldırılarak tapunun 4785 ile 5658 sayılı kanunlar kapsamında kalıp kalmadığı ve ilk tesis tarihi itibariyle hukuki değerini yitirip yitirmediği araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2) Suç tarihinde yürürlükte bulunan 6831 sayılı hükümleri ile 5728 sayılı Kanun ile 6831 sayılı Kanunla getirilen köklü değişikliklerin ve ceza sisteminin lehe hükümlerinin bir bütün halinde denetime imkan verecek şekilde karşılaştırılarak sonucunda 5237 sayılı TCK'nun 7. maddeside dikkate alınarak sanık lehine uygulanması gereği yerine getirilmeksizin, cezanın alt ve üst sınırı ve adli para cezası itibariyle 5728 sayılı Kanunun daha aleyhe olduğu belirtilmekle yetinelerek somut olayla ilgili ... ceza uygulaması yapılıp değerlendirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi, 3) Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre kesilen adi gürgen ağaçlarının yakacak nitelikte olduğu belirlendiği halde 6831 sayılı Kanunun 91/2. madde yerine 91/1. madde ile ceza tayini, 4) Sanık hakkında neticeten adli para cezasına hükmedilmekle mükerrirlere özgü infaz rejimi hapis cezaları için öngörüldüğünden TCK'nun 58. madde hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, 5) Sanık hakkında 1.6.2005 tarihinden sonra düzenlenen iddianame ile kamu davası açılmış olmasına, 5271 sayılı CMK'da kamu davasında şahsi hak talepleri ile ilgili bir düzenleme bulunmamasına ve 5320 sayılı Kanunun geçici bir maddesinin yorumundan 1.6.2005 tarihinden sonra açılan davalarda şahsi hak taleplerinin karara bağlanamayacağı gözetilmeden tazminat ve ağaçlandırma giderine hükmedilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık, O Yer C.Savcıları ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 13.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.