Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2010/1377 E. 2010/3773 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2010/1377
Karar No
2010/3773
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetlerine dair, Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Mahkeme, sanık ... hakkında 22.06.2005 tarih ve 2002/968 esas ve 2005/215 sayılı kararıyla C.Başsavcılığının uyarlama talebi üzerine “Karar Verilmesine Yer Olmadığına” dair sanık ve vekilinin yokluğunda dosya üzerinden verilen kararda “...Adana Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine 7 ... içinde itiraz yolu açık olmak üzere...” biçiminde tefhim olunmuştur. Yargıtay CGK’nun Dairemizce de benimsenen 30.01.2007 ..., 2007/3-9 esas ve 2007/18 sayılı kararında belirtildiği üzere, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2, 232/6 ve Anayasa’nın 40. maddesi hükümlerine göre kararda yasa yolu, süresi, mercii ve şeklinin açıkça gösterilmesi gerekmektedir. Buna rağmen tefhim olunan kararda yasa yolu ve mercii yanlış gösterilmiş, şekli ise hiç gösterilmemiş olup belirtilen yasa maddelerine aykırı davranılmış olmakla, bu durum 5271 sayılı CMK’nın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedeni teşkil edeceğinden ve bu durumda yasa yolu süresinin işlemeye başlayacağından söz edilemeyeceğinden, sanık vekilinin 26.05.2006 tarihli temyiz dilekçesi süresinde kabul edilerek yapılan temyiz itirazlarının incelemesinde; Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine.Ancak; 1- Yargıtay CGK ‘nun Dairemizce de benimsenen 11.07.2006 tarih ve 2006/182-182 sayılı kararında belirttiği üzere, kesinleşmiş hükümler yönünden sınırlı bir yargılama olan uyarlama yargılaması sonunda verilen hükümler yönünden kazanılmış hak söz konusu olamayacağından, sanıklar hakkında Yargıtay incelemesinden geçmeksizin kesinleşen 10.03.2005 tarihli kararda sanık ... hakkında 456/1,457/1 maddelerinin tatbiki sonucu bulunan 7 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanık ... hakkında ise 456/4, 457/1 maddeleri uyarınca 2 ay 20 ... hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, her iki hapis cezasının karar tarihi itibariyle 647 sayılı yasanın 4. maddesinin tatbik sınırları içinde bulunduğu halde bu yasa maddesinin uygulanmadığı görülmüştür.Yapılan uyarlama yargılaması sonucunda ise 765 sayılı TCK hükümlerinin sanıklar lehine olduğunun kabul edildiği, bu takdirde kurulan yeni hükümde kesinleşen önceki hapis cezası yönünden bir değişiklik yapılmasının mümkün bulunmadığı halde yazılı şekilde 647 sayılı yasanın 4. maddesinin tatbik edilmesi, 2- Sanık ... hakkında ayrıca hükümden sonra 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesinin 1.fıkrası uyarınca, CMK.nın 231/5,14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ve soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş sanık ve sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 03.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2010/1377, K. 2010/3773, T. 03.03.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2010-1377-e-2010-3773-k-6dd9cc9c934f