Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2010/13226 E. 2010/16204 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/13226
- Karar No
- 2010/16204
- Karar Tarihi
Silahla yaralama suçundan sanık ...'nun, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 456/2, 457/1 maddeleri uyarınca 2 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/09/2008 tarihli ve 2003/48 esas, 2008/406 sayılı kararının Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 14/10/2009 tarihli ve 2009/1895 esas, 2009/17260 sayılı ilâmı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, sanık tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 04/05/2010 tarihli ve 2003/48 esas, 2008/406 sayılı kararına yapılan itirazın reddine dair, Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin 28/05/2010 tarihli ve 2010/491 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 11.07.2010 tarih ve 46148 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.08.2010 tarih ve 2010/180473 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur İhbarnamede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 23/3. maddesinde yer alan "Yargılamanın yenilenmesi hâlinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alamaz" şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun'un 318/1. maddesinde ki "Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir." biçimindeki düzenleme karşısında, ilk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu nedenle adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği cihetle, somut olayda ilk yargılamada görev alan hâkim tarafından yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiş olduğu gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü; 5271 sayılı CMK’nın 318. maddesi uyarınca “(1) Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir. (3) Yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığına dair olan karar, duruşma yapılmaksızın verilir.” Aynı kanunun 320. maddesinde “ (1) Mahkeme, yargılamanın yenilenmesi istemini yerinde bulursa delillerin toplanması için bir naip hâkimi veya istinabe olunan mahkemeyi görevlendirebileceği gibi; kendisi de bu hususları yerine getirebilir. (2) Delillerin mahkemece veya naip hâkim tarafından veya istinabe suretiyle toplanması sırasında, soruşturmaya ilişkin hükümler uygulanır. (3) Delillerin toplanması bittikten sonra Cumhuriyet savcısı ve hakkında hüküm kurulmuş olan kişiden yedi günlük süre içinde görüş ve düşüncelerini bildirmeleri istenir.” hükmü yer almıştır. Yine 5271 sayılı CMK’nın 23. maddesi hükmünde ise “(1) Bir karar veya hükme katılan hâkim, yüksek görevli mahkemece bu hükme ilişkin olarak verilecek karar veya hükme katılamaz. (2) Aynı işte soruşturma evresinde görev yapmış bulunan hâkim, kovuşturma evresinde görev yapamaz. (3) Yargılamanın yenilenmesi halinde, önceki yargılamada görev yapan hâkim, aynı işte görev alamaz.“ hükmü öngörülmektedir. İncelenen dosya CMK’nın 23/3 maddesinin açık hükmüne karşın; Muğla 2.Asliye Ceza Mahkemesinin temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen 11.09.2008 kararını veren hakimin, yargılanmanın yenilenmesi talebini karara bağlaması kanuna aykırı olup, bu karara yapılan itirazı inceleyen Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin itirazın kabulü yerine yazılı şekilde itirazın reddine ilişkin kararının kanun yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. Buna göre; Tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin 28/05/2010 tarihli ve 2010/491 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, Dosyanın mahalline iade edilmek üzere Yargıtay Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.