Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2009/16456 E. 2010/4427 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2009/16456
Karar No
2010/4427
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetine dair. Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; I) Sanık ... hakkında 456/4 maddesinden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tayin edilen cezanın tür ve miktarına, 5237 sayılı Kanunun 50/5. maddesine göre; hükmün 14.7.2004 ... ve 5219 sayılı Kanunun 3/b maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK 305/1. maddesi gereğince temyizi mümkün bulunmadığından sanık vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK. 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, II) Sanık ..., mağdur sanıklar ... ve ...'i yaralamaktan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, Ancak; 1) Mağdur sanıklar ... ve ... soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki tüm beyanlarında kendilerine vuranı görmediklerini söylemelerine, sanık ...'ın da kimseye vurmadığını söyleyip inkarda bulunmasına, ancak soruşturma aşamasında polise ifade veren kamu tanıkları ... ve ... kavganın içinde ..., ... ve ...'ın olduğunu beyan etmelerine göre, mağdur sanıklar ... ve ...'daki yaralanmayı yapan sanıkların belirlenememesine göre sanık hakkında 765 sayılı TCK'nın 463. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması, 2) Kocaeli ATK Şube Müdürlüğünün 18.4.2006 tarih ve 582- 586 sayılı raporunda mağdur ...'in yaralanmasından dolayı kati rapor verilebilmesi için hastane tedavi belgelerinin ve müşahede kağıtlarının gönderilmesinden sonra mümkün bulunduğunun belirtilmesine karşılık, bu yöndeki eksiklik giderilmeden, Sakarya Devlet Hastanesi tarafından tanzim olunan yetersiz doktor raporu hükme esas alınarak karar verilmesine göre, mağdura ait tüm doktor raporları, film ve grafileri, hastane tedavi belgeleri birlikte ATK'na gönderilip usulune uygun kati rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 3) 5252 sayılı Kanunun 9/3 maddesinde öngörüldüğü üzere "olaya uygulanmak ve ortaya çıkan sonuçları birbiriyle karşılaştırmak" biçiminde ve denetlenebilir açıklıkta her iki yasaya göre uygulama yapılarak sonuçları gerekçeleriyle birlikte hükümde gösterilmek ve lehe yasanın hangisi olduğu tespit olunduktan sonra hüküm fıkrasında ilgili yasa tüm hükümleriyle birlikte olaya uygulanmak suretiyle hüküm tesisi gerekirken 5237 sayılı yasaya dair uygulama gösterilmeden karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, III) Mağdur sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak; 1) Mağdur sanık ... hakkında tanzim olunan Kocaeli ATK Şube Müdürlüğünün 14.08.2006 tarih ve 2006/3571 sayılı raporunda "bıçakla yaralanmasına bağlı arızasının yaşamını tehlikeye düşürmediği, basit tıbbi bir müdahale ile giderilemeyecek ölçüde olduğu ve 15 ... mutad iştigaline engel teşkil edeceğinin" yazılı bulunmasına göre, sanıklar hakkında 765 sayılı TCK'nın 456/1. maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi gerekirken, suçun niteliğinden hata yapılarak 765 sayılı TCK'nın 456/2 maddesi uyarınca karar verilmesi, 2) Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 Sayılı Kanunun 562. maddesinin 1.fıkrası uyarınca, CMK'nın 231/5, 14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ve soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bozmanın hükmü temyiz etmeyen diğer sanık ...'na sirayet ettirilmesi suretiyle hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 17.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2009/16456, K. 2010/4427, T. 17.03.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2009-16456-e-2010-4427-k-c9bd30fe933d