Yargıtay · 23. Hukuk Dairesi

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2015/512 E. 2015/7273 K. – İstirdat

Konu: İstirdat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/512
Karar No
2015/7273
Karar Tarihi
Konu
İstirdat

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından finansal kiralamaya konu edilmek üzere 193 ada, 39 ve 41 parselde kayıtlı işyeri niteliğindeki taşınmazların, dava dışı... 10.01.2007 tarihinde satın alındığını, taşınmazların... düzenlenen 28.12.2006 tarih ve 33939 ile 51096 yevmiye numaralı sözleşmeler ile finansal kiralama sözleşmesine konu edilerek kiracı ...kiralandığını, davalı tarafça kooperatif üyesi olan dava dışı...'nin üyelik aidatlarından kaynaklanan borçlarının haksız olarak müvekkili şirketten talep edildiğini, müvekkil şirketin borcu olmadığı halde haksız olarak ihtirazi kayıtla 50.138,58 TL ödeme yapmak zorunda bırakıldığını, müstakil tapu ile kooperatif ortağı adına tescil edilen taşınmazın, ortak tarafından üçüncü kişilere satışı halinde ortaklık payının da kendiliğinden satın alana geçmeyeceğini, ortaklık payı devredilmedikçe, kooperatif karşısında taşınmazı satan ortağın ortaklık sıfatı ve sorumluluğunun devam ettiğini, müvekkili şirket tarafından taşınmazlar sadece tapudan devir ve tescil yapılarak satın alınmış olup, satıcı firmanın kooperatif ortaklık payının devir alınmadığını, müvekkil şirketin davalı kooperatif ile herhangi bir üyelik sözleşmesi yapmadıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 50.138,58 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının....'nden 193 ada 39 ve 41 nolu parselleri 28.12.2006 tarihinde satın aldığını ve finansal kiralama sözleşmesi ile.... 'ne kiraladığını, taşınmazın site şeklinde yönetilmekte olduğunu, parsellere elektrik üreten trafonun kooperatife ait olduğunu, parsellerin doğrudan ... elektrik temin edemediğini, kooperatifin sitenin güvenliğini sağlamakta olduğunu, su, kanalizasyon ve yolların bakım ve onarımını yaptığını, bu nedenle kooperatif genel kurullarında alınan kararlar gereğince tüm parsel sahiplerinin aidat ödemekte olduğunu, Kooperatifler Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca; durumu bilerek yeni giren ortağın girişinden önce doğmuş olan borçlardan diğer ortaklar gibi sorumlu olduğunu, devir halinde eski ortağın kooperatife karşı tüm hak ve yükümlülüklerinin yeni ortağa geçeceğini, taşınmazların kooperatifin her üyesinin katılımı ile sağladığı paralarla yapılan alt yapı ve koruma sayesinde değerlerini artırmakta olduğunu, kiralanabilmesinin bile bu hizmet sayesinde olduğunu, davacının diğer komşuları ile birlikte ve kooperatif genel kurulunda oybirliği ile alınmış kararlar gereğince ve taşınmaza artı değer katan giderlere katılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı kooperatifin üyesi dava dışı ... adına kayıtlı olan 193 ada 39 ve 41 parselde kayıtlı olan iki adet taşınmazın 10.01.2007 tarihinde davacı tarafa satıldığı, satış tarihinden sonra 19.07.2011 tarihli yönetim kurulu kararı ile, davacı şirketin kooperatif üyeliğine koşulsuz olarak kabul edildiği, davalı kooperatifin ferdi mülkiyete geçildikten sonra işletme kooperatifine dönüştüğü, davacı tarafın, işyerlerini satın aldığı tarihten sonra, davalı kooperatifin hizmetlerinden yararlanmaya devam ettiği, işletme kooperatifinin ortağı olsun veya olmasın kooperatif hizmetlerinden yararlanan kişilerin, hizmetin yapıldığı yerde oturmakta ve bu hizmetlerden açık ya da kapalı olarak yararlanmakta olduklarından, hizmetin karşılığı olan borçları ödemek zorunda oldukları, davacının işyerini satın aldığı tarihten sonra, davalı kooperatifin hizmetlerinden yararlanmaya devam ettiği, satımdan sonra doğan borçları ödemek zorunda olduğu gibi, satım öncesi hizmetlerden kaynaklanan borçları da ödemek zorunda olduğu, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca, davacı eski ortağın kooperatife olan borçları ile birlikte işyerini satın alarak siteye dönüşen kooperatifin hizmetlerinden yararlanmaya devam ettiğinden, yeni giren bir ortakmış gibi düşünülerek aidatlardan sorumlu olduğu, davacının 18.240,60 TL aidat ve TBK'nın 120. maddesine göre hesaplanan 10.648,36 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam borç miktarının 28.888,96 TL olup, 18.07.2011 günü yatırılan 50.138,58 TL'den mahsup edildiğinde davacının fazla yatırdığı miktarın 21.249,62 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 21.249,62 TL'nin 18.07.2011 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, davalı kooperatifin ihtarı üzerine, ihtirazi kayıtla ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı şirketin davalı kooperatifin üyesi olan dava dışı ...'nin işyerlerini 10.01.2007 tarihinde tapuda satın aldığı, satımdan sonra kooperatif hizmetlerinden yararlandığı, dava dışı ... davalı kooperatifin 02.03.2010 tarihli yönetim kurulu kararıyla kooperatif üyeliğinden ihraç edildiği, davalı kooperatifçe 39 ve 41 parseller ile ilgili aidat ve gecikme faizi borcunun ödenmesi için davacıya 14.07.2011 tarihli yazının gönderildiği, davacının 18.07.2011 tarihinde talep edilen 50.138,58 TL'yi, ihtirazi kayıtla ödediği, davalı kooperatifin 19.07.2011 tarihli yönetim kurulu kararı ile 39 parsel için davacının, 41 parsel için devir sebebiyle dava dış...üye olarak kabulüne karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır. Daire satımında üyelik kendiliğinden alıcıya satım ile birlikte geçmez. Satıcının üye olması ve üyeliğinin alıcı tarafından ayrıca devir alınması gerekmektedir. Üyelik ayrıca devredilmedikçe satıcının üyeliği kooperatif nezdinde devam eder. Satıcının üye olması, alıcının bu üyeliği ayrıca devir alması, devir alanın kooperatif üyelik koşullarını taşıması halinde kooperatifin bu kişiyi 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 14/3. ve anasözleşmenin 17/2. maddesi uyarınca ortaklığa kabul etmesi zorunludur. Devrin gerçekleşmesi halinde, devir alan davalı kooperatif anasözleşmesinin 17/3. maddesindeki “devir halinde eski ortağın kooperatife karşı tüm hak ve yükümlülükleri yeni ortağa geçer” hükmü uyarınca, devredenin borçlarından sorumlu olur. Ortağın kooperatiften alacaklı olan üçüncü kişilere karşı sorumluluğuna ilişkin olan ve somut olayda uygulama yeri bulunmayan 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 35. maddesine gerekçede yer verilmesi doğru değildir. Somut olayda, davacı şirketin, davalı kooperatifin üyesi olan...'nin iki adet işyerini tapuda 10.01.2007 tarihinde satın aldığı, üyeliklerinin de devralındığına ilişkin dosyada herhangi bir delil ve belge bulunmadığı gibi, bu hususta davalı tarafça herhangi bir savunma da ileri sürülmediği anlaşılmıştır. Davalı kooperatifçe, tapudaki devir tarihi olan 10.01.2007 tarihinden sonra, adı geçen dava dışı şirketin parasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle 02.03.2010 tarihinde ihraç edilmiş olması, davacının 19.07.2011 tarihinde üyeliğe kabul edilmesi, dava dışı şirketin üyeliğinin davacı şirkete devredilmediğini ve bu hususun davalı kooperatifçe de benimsendiğini göstermektedir. Davalı kooperatifin, dava konusu ödemeden bir gün sonra, herhangi bir başvuru olmamasına rağmen, davacıyı üye olarak kabul etmesi geçerli olmadığı gibi, üyelik devrini benimsememesine rağmen, ...'nin borçlarından davacıyı sorumlu tutması da doğru değildir. Davacı, üyeliği devralmadığından, dava dışı üyenin aidat borçlarından sorumlu olmadığı gibi, kooperatifin genel kurullarında alınan kararlardan, bu kapsamda inşaat finansman giderlerinden sorumlu olmayıp sadece kooperatif hizmetlerinden yararlanmasının karşılığı olan genel giderlerden ve bu kapsamdaki altyapı giderlerinden dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 101. maddesi hükmüne uygun ihtarname ile, temerrüde düşürülmüş olması halinde temerrüt tarihi ile ödeme tarihi arasındaki yasal oranda işlemiş temerrüt faizinden sorumlu olduğu, bir başka anlatımla davalı kooperatifin sadece bu miktarı BK'nın vekaletsiz işgörme hükümlerine göre talep edebileceği kabul edilmelidir. Mahkemenin " davacı tarafın, iş yerini satın aldığı tarihten sonra, davalı kooperatifin hizmetlerinden yararlanmaya devam ettiği, işletme kooperatifinin ortağı olsun veya olmasın kooperatif hizmetlerinden yararlanan kişilerin, hizmetin yapıldığı yerde oturmakta ve bu hizmetlerden açık ya da kapalı olarak yararlanmakta olduklarından, hizmetin karşılığı olan borçları ödemek zorunda oldukları," şeklindeki gerekçesi isabetli ise de, diğer gerekçeleri ve buna bağlı varılan sonuç doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece, davalının ödenmesini talep ettiği borçların kaynağı, dayanağı ve kapsamının tespiti bakımından, davalı kooperatifin tüm kayıt, defter, belge ve dayanakları ile bilançosu, gelir-gider cetvelleri, yönetim ve denetim kurulu raporları ve genel kurul tutanaklarının öncelikle kooperatiften istenilmesi, ibraz edilmezse kooperatifin adresinde incelenmesi için keşif yapılması, buna rağmen inceleme yapılamaz ya da defter ve belgelere ulaşılamaz ise bilançolar, yönetim ve denetim raporları, gelir-gider cetvelleri ile genel kurul tutanaklarının anasözleşmenin 40. maddesi uyarınca gönderildiği ilgili Ticaret Sicil Memurluğu'ndan ya da anasözleşmenin 41. maddesi gereğince gönderildiği ... celp edilerek, kooperatif konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılarak, davacının ödeme tarihinden önce yukarıda açıklandığı şekilde temerrüde düşürülüp düşürülmediği, temerrüt ihtarı gönderilmiş ise temerrüt tarihi belirlendikten sonra, işyerlerini satın aldığı tarihten itibaren işyerlerini kullanmasına bağlı ve kooperatifin bu işyerlerine yönelik hizmetlerinden yararlanmanın karşılığı olan genel giderlere ve bu kapsamda kalan altyapı giderlerine ilişkin davacının sorumlu olduğu tutar ve varsa yasal faiz oranı üzerinden işlemiş faiz miktarı ile ilgili rapor alınıp sonucuna göre bir karar vermesi gerekirken, eksik incelemeye ve yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davalıdan alınmasına, davacıdan alınan peşin harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 12.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/512, K. 2015/7273, T. 12.11.2015, www.arakarar.com/karar/yargitay-23-hukuk-dairesi-2015-512-e-2015-7273-k-f0dee354e14e