Yargıtay · 23. Hukuk Dairesi

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2015/2420 E. 2016/2859 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/2420
Karar No
2016/2859
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen kooperatif üyeliğinin tespiti davası sonucunda verilen hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 05.11.2014 gün ve 1792 Esas, 7001 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü. Davacı vekili, davalı kooperatifin müvekkiline 30.08.2008 tarihinde iki yıl içinde teslim edilmek üzere sattığı daireyi teslim etmediğini, müvekkiline 28.04.2013 tarihli olağan genel kurul toplantısı tebliğ edilmemesine rağmen, toplantı tutaklarında tebliğin yapıldığının yazıldığını, ...gönderilen genel kurul tutanağı hazirun cetvelinden farklı olarak Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne gönderilen hazirun listesinde 55 kişiye de üyelik numarası verilerek herkesin üye yapıldığını, listedeki isimlerin birbirini tutmadığını, genel kurulun 9, 10 ve 14. maddelerinin müvekkilini dolaylı üye statüsüne sokacak ve müvekkili aleyhine sonuçlar doğuracak mali yükümlülükler içerdiğini, davalının müvekkilini bu şekilde tek taraflı üye kaydetmesi veya üye statüsüne sokması ve üyelik sonucunu doğuracak yükümlülükler yüklemesinin kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin ihtiyacı için konut aldığını, kooperatif üyesi olmadığından kooperatifin sorunlarına ortak edilemeyeceğini, davalının müvekkilini hileli bir şekilde üye yapmasının satış sözleşmesinin özüne aykırı olduğunu ileri sürerek, davanın kabulü ile müvekkilinin kooperatife ortak olmadığının tespitini veya 08.04.2013 tarihinde yapılan genel kurulun 9, 10 ve 14. maddeleri ve diğer aleyhe maddelerinin müvekkilini bağlamadığının tespitini veya müvekkili açısından bu maddelerin iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının ortak olduğuna dair bir karar alınmadığından davacının kooperatif üyesi olmadığını, yönetim kurulu tarafından yapılan daire satışının geçerli olduğunu, ancak verilen taahhütlerin genel kurulda bu yönde bir karar alınmadığından kooperatifi bağlamadığını, genel kurul kararlarının tebliğinin zorunluluğu olmadığını, hazirunda yer alan 41 üye dışındakilerin üye olmadığını ve oy kullanmadıklarını, davacının tek taraflı olarak üye kabul edilmediğini, davacının üye olmadan konut sahibi olduğunu, ancak iptalini istediği genel kurulda alınan kararların tüm daire sahiplerini ilgilendiren ortak alan, genel gider, altyapı için alınan kararlar olduğunu, ortak olmasa da sebepsiz zenginleşme hükümleri dairesinde sorumlu olacağını, davacının genel kurulun iptali davası açma yetkisinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile davacının davalı kooperatifin üyesi olmadığının tespitine dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine, Dairemizin 05.11.2014 tarih ve 1792 E., 7001 K. sayılı ilamıyla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, davacı vekilinin, dava dilekçesinde “davacının kooperatife ortak olmadığının tespitini ve/ya 28.04.2013 tarihinde yapılan genel kurulda alınan 9, 10 ve 14. maddelerin ve aleyhe olan diğer maddelerinin vekil edenini bağlamadığının tespitini” istediği, mahkemece, dava dilekçesindeki “ve/ya” ibaresinin talebin terditli olduğunu ifade ettiği kabul edilerek, ilk talep olan davacının kooperatife üye olmadığının tespitine karar verilmiş olmakla terditli taleple ilgili karar verilmediğinin belirtildiği, dava dilekçesi içeriğinden ve taraf vekillerinin temyiz dilekçesindeki anlatımlarından her iki istemin terditli olmadığı anlaşıldığı gibi, "/ya" ibaresinin maddi hataya dayalı olduğunun görüldüğü, 28.04.2013 tarihli genel kurulun 9, 10 ve 14. maddelerinde kooperatifin ortağı olmayanlar yönünden de bağlayıcı kararlar alınmış olup mahkemece, davacının üye olmadığı sadece daire satın aldığı hususunun davalının da kabulünde olduğu, kooperatif genel kurul kararlarının kesinleşmesi halinde ancak üyeleri bağlayacağı gözetilerek, kooperatifin, ortağı olmayan ve genel hizmetlerden yararlananlardan genel kurul kararına gerek olmaksızın bu yararlanmanın karşılığı olan genel giderleri ve dava tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı TBK’nın 117. maddesi hükmüne uygun temerrüt ihtarı bulunması halinde temerrüt tarihinden itibaren yasal oranda gecikme faizini, aynı Kanun'un 526. maddesindeki vekaletsiz iş görme hükümlerine göre isteyebileceği, dava konusu genel kurulun kat malikleri genel kurulu kararı olmadığı, genel kurulun üye olmayanlar yönünden bağlayıcı kararlar alamayacağı gerekçesiyle, davacının ikinci isteminin de kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı belirtilerek, davacı yararına bozulmuştur. Taraf vekilleri, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. ... ilamında belirtilen gerektirici sebeplere göre, HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin karar düzeltme isteminin REDDİNE, 3,20'şer TL harç ve takdiren 261,00'er TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 03.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/2420, K. 2016/2859, T. 03.05.2016, www.arakarar.com/karar/yargitay-23-hukuk-dairesi-2015-2420-e-2016-2859-k-2f60257d7460