Yargıtay · 23. Hukuk Dairesi

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2015/2364 E. 2016/1029 K.

Konu: Sözleşmenin İptali, Tapu İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/2364
Karar No
2016/1029
Karar Tarihi
Konu
Sözleşmenin İptali, Tapu İptali Ve Tescil

MAHKEMESİ : Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali, tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün asıl davada davalı, birleşen davada davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili avukat...ile asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili avukat... gelmiş olup, duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Davacı yüklenici vekili, asıl ve birleşen 2013/517 esas sayılı davada,davacı yüklenicinin edimlerini yerine getirdiğini ileri sürerek, dava konusu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptalini, sözleşme dışı imalat bedeli ve gecikme tazminatının tahsilini; birleşen 2012/880 esas sayılı davada, davacı arsa sahibi vekili, davacıya sözleşmede kararlaştırılandan daha küçük alanlı daire verildiğini ileri sürerek, sözleşmenin feshini talep ve dava etmişlerdir. Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yüklenicinin edimlerini yerine getirdiği, yapı kullanma izin belgesinin alındığı, tescil koşullarının oluştuğu, sözleşme götürü bedel olduğundan yüklenicinin sözleşme dışı faydalı imalat bedeli isteyemeyeceği, fesih şartlarının oluşmadığı,arsa sahibinin dairelerin küçük yapılması nedeniyle tazminat talebinin bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen 2013/517 esas sayılı davalarda, tescil ve gecikme tazminatı taleplerinin kabulüne, diğer taleplerin reddine; birleşen 2012/880 esas sayılı davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davalı-birleşen davada davacı arsa sahib... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı-birleşen davada davac...vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2) Taraflar arasındaki 13.04.2011 günlü arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde, bağımsız bölümlerin % 50 oranı ile paylaşılacağı belirlenmiştir. Arsa sahibi ise, sözleşme gereğince kendisine verilmesi gereken bağımsız bölümlerin eksik alanlı yapıldığını ileri sürmüş, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda, sözleşmede öngörülen paylaşım oranına aykırı olarak, davalı arsa sahibine isabet eden bağımsız bölümlerin eksik alanlı yapıldığı tespit edilmiştir. BK.'nun 81. (TBK md. 97) maddesine göre, öncelikli edimini yerine getirmeyen taraf, karşı taraftan edimini talep edemez. Bu durumda,mahkemece, arsa sahibine eksik verilen metrekare değerinin bilirkişilerden alınacak ek raporla tespit edilerek, davacı yüklenicinin bu bedeli depo etmesi için kendisine süre verilmesi ve sonucuna uygun şekilde asıl ve birleşen 2013/517 esas sayılı davalarda bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. Bununla birlikte, birleşen 2013/517 esas sayılı davada, davacı yüklenici lehine, arsa sahibinin bağımsız bölümleri zamanında devretmediği gerekçesiyle kira kaybı bedeline hükmedilmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşmede, bu hususta bir düzenleme bulunmadığı gibi, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği gibi, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde, inşaatın yüklenicinin zilyetliğinde olduğu kabul edilir.Bunun aksi davacı yüklenici tarafça kanıtlanamadığından, birleşen 2013/517 esas sayılı davada, kira kaybı bedelinin reddi yerine kabulü usul ve yasaya aykırı olmuştur.(15. HD. 2013/2008 E. , 2013/4751 K; 23.HD. 2013/1405 E.,2013/6089 K) Keza, yargılama sırasında,arsa sahibi davalının sözleşme gereğince halen alacağının olduğu tespit edilmekle, asıl ve birleşen 2013/517 esas sayılı davaların açılmasına sebep olduğu söylenemeyeceğinden, anılan davalarda davalı arsa sahibinin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması da hatalı olmuştur. İzah edilen sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı-birleşen davada davacı arsa sahibi... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA, 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı-davalı...'den alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı-davacı...verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/2364, K. 2016/1029, T. 23.02.2016, www.arakarar.com/karar/yargitay-23-hukuk-dairesi-2015-2364-e-2016-1029-k-cb2883abf6f4