Yargıtay · 23. Hukuk Dairesi

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2015/219 E. 2015/7523 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/219
Karar No
2015/7523
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hüküm süresi içinde davalı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiştir. 5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK'nun 438/I. maddesindeki duruşma yapılması için parasal sınır, 5236 sayılı Kanunun 19’uncu maddesiyle HUMK’na eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2014 yılı için 19.280,00 TL’dir. Temyize konu 09.09.2014 tarihli kararda kabul edilen miktarın 9.254,38 TL olması nedeniyle, duruşma isteğinin miktar yönünden reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR- Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu, davalının üyeliğinden dolayı takip tarihi itibari ile ödemesi gereken borcunu vadelere uymayarak ödediğini, 9.254,38 TL gecikme faizi borcuna binaen yapılan takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini takibin devamını, %20'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile cezalandırılmasını yargılama masraf ve vekalet ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, 12.12.2007 yılında dava dışı .........'tan devraldığı hissesi ile kooperatif üyesi olduğunu, üye aidat ödemeleri olarak 196.205,00 TL ödediğini, hissesini 25.12.2009 tarihinde dava dışı ......'e devrettiğini, aidat konusu paraların kooperatif defterlerine 43139 yevmiye numarası ile kayıt altına alındığını, kooperatife verilen bu borçların kooperatifin o tarihteki ödemelerinde kullanıldığını, üyeliğinden dolayı kooperatife 172.500,00 TL ödeme yapılması gerekirken 196.205,00 TL ödeme yaptığını, kooperatifin 20.11.2011 tarihli genel kurul tutanağının 3.maddesinde kooperatif adına ödeme yapan kişilerin bu ödemelerini belgelendirmek şartıyla bu ödemelerin aidat borçlarından mahsup edileceğinin karar bağlandığını, dava kooperatif kayıtlarında verdiği borç nedeniyle alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sözleşme ve genel kurul kararları gereğince ödemesi gereken toplam 9.254,38 TL gecikme faizini ödemesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1) Dava, davalının geçmiş döneme ilişkin aidat borçlarının geç ödenmesi sebebi ile gecikme taminzatının tahsiline yönelik başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan araştırma ve alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Dava konusu bağımsız bölüm 2009 yılında dava dışı ........'e üyelik ile birlikte devredildiği iddia edilmektedir. Bu durumda kooperatif hukuku konusunda uzman bir bilirkişi heyeti seçilip, kooperatifin tüm defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak, öncelikle kooperatif üyesi olan davalının üyelik haklarını devredip devretmediği araştırılmalı, devretmiş ise dava dışı .......... kooperatif üyeliğinin kabul edilip edilmediği tespit edilmeli, bu tarihten sonra aidatların kim tarafından ödendiği, genel kurul toplantılarına kimin katıldığı, hazirun cetvellerinde kimin isminin yazılı olduğu hususları üzerinde durularak, daha önce yapılan anapara ödemelerinin zamanında ödenip ödenmediği, genel kurul 2) Kabule göre de; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 88. maddesindeki “Faiz ödeme borcunda uygulanacak yıllık faiz oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık faiz oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının %50 fazlasını aşamaz.” hükmünü içermesinin yanı sıra, temerrüt faizine ilişkin 120. maddesinde de aynen; “Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faiz oranı birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının %100 fazlasını aşamaz. Akdi faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdi faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faizi oranı hakkında akdi faiz oranı geçerli olur.” düzenlemesine yer verilmiştir. faize ilişkin olarak, mahkemece yasal düzenleme gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 23.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/219, K. 2015/7523, T. 23.11.2015, www.arakarar.com/karar/yargitay-23-hukuk-dairesi-2015-219-e-2015-7523-k-a63537cddf4c