Yargıtay · 23. Hukuk Dairesi
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2014/10825 E. 2016/2925 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 23. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2014/10825
- Karar No
- 2016/2925
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
MAHKEMESİ : Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Davacı arsa sahipleri vekili, müvekkili ile davalı yüklenici şirket arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince, yüklenicinin yaptığı inşaatta bir kısım eksik ve ayıplı işlerin bulunduğunu, eksik ve ayıplı işlerin bedelini tespit ettirdiklerini ileri sürerek, şimdilik 34.700,00 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı yüklenici şirket vekili, müvekkilinin inşaatı süresinden önce bitirerek eksiksiz olarak arsa sahibine teslim ettiğini, arsa sahibinin kendisine ait 14 işyerini sattığını, geriye 4 işyeri kaldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 13.108,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı yüklenici şirket vekili temyiz etmiştir. Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan eksik ve ayıplı işler bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacı arsa sahibine sözleşme gereği 18 dükkan verilmiş olup, eksik ve ayıplı işlerle ilgili olarak dava konusu 18 dükkanın da gezilip incelenerek rapor düzenlenmesi gerekmektedir. Ancak, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporundan, 1493 ada 273 parseldeki 12 adet işyeri ile B bloktaki 6 adet işyerinden sadece açık olan işyerlerinin zeminlerinde inceleme yapılarak rapor düzenlendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, dava konusu edilen tüm dükkanların zemin betonları tek tek incelenerek, sözleşme hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, sözleşmeye uygun olarak yapılmamışsa, hangi bağımsız bölümde olduğu da belirtilerek, eksik ve ayıpların neler olduğu ve giderilme bedelinin tespiti gerekirken, işyerlerinden bir kısmının gezilerek tamamı hakkında aynı eksik ve ayıplar olduğu varsayılarak düzenlenen bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi doğru olmamıştır. 3-Davalı vekili... isminin gerekçeli karar başlığında gösterilmemiş olması doğru değil ise de, bu hususun HMK'nın 304. maddesi uyarınca mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün olduğundan, eleştirmekle yetinilmiştir. 4-Kabule göre de, hüküm fıkrasının 6 no'lu bendinde davalı yararına hükmedilen 2.591,00 TL vekalet ücretinin “davacıdan alınarak davalıya verilmesine” karar verilmesi gerekirken, zuhulen “davalıdan alınarak davacıya” verilmesine şeklinde karar verilmesi de hatalı olmuştur. Hükmün yukarıda anılan nedenlerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) numaralı bentler uyarınca kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.