Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2013/36274 E. 2013/30274 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/36274
Karar No
2013/30274
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I İş sözleşmesinin haklı veya geçerli bir sebep olmaksızın davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. İşyerinde fesih tarihi itibariyle otuzdan az işçi çalıştığını belirten davalı vekili davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanmak için otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde çalışmak gerekir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan sayısı bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. İşçi sayısına ilişkin bu hüküm nispi emredici olduğundan, daha az işçi sayısını öngören sözleşme hükümleri geçerli kabul edilmektedir. Otuz işçi sayısının belirlenmesinde fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih itibariyle belirli-belirsiz süreli, tam-kısmi süreli, daimi-mevsimlik sözleşmelerle çalışan tüm işçiler dikkate alınır. Davalı işyerinde işçi statüsünde çalışan davacının iş sözleşmesinin, görevi kapsamında üstlendiği sorumlulukları gereği gibi yerine getirmediği gerekçesiyle feshedildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, davalı şirket Türkiye'de kurulmuş tüzel kişiliği olan bağımsız bir şirket olup, davalı şirkette, fesih tarihi itibariyle otuzdan az işçi çalıştığı anlaşılmakla, davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanma olanağı bulunmadığından, bu gerekçeyle davanın reddi yerine, feshin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup, hüküm bozmayı gerektirmiştir. Dairemiz benzer dosyalara ilişkin kararlarda, Türkiye'deki işyeri ile aralarında organik bağ olduğu ileri sürülen yurt dışındaki işyerlerinde çalışan işçilerin otuz işçi sayısının belirlenmesinde birlikte esas alınması gerektiği yönünde değerlendirmeleri bulunmakta ise de, bu görüş ülkemizde ayrı bir tüzel kişilik olarak faaliyet gösteren işverenler yönünden geçerli değildir. Tüzel kişilik olan işverenin aralarında organik bağ bulunsa bile yurtdışındaki şirketten ayrı bir işveren olarak ele alınması gerekir. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 219,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 24.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/36274, K. 2013/30274, T. 24.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2013-36274-e-2013-30274-k-4f1984686dcc