Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2013/33693 E. 2013/26434 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/33693
- Karar No
- 2013/26434
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı ve dahili davalı Assistt Rehberlik ve Müşteri Hiz. A. Ş. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, iş sözleşmesinin geçerli ve haklı bir sebep olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süreye ilişkin ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir. Davalı ... A. Ş., Assistt şirketi ile aralarındaki sözleşmenin muvazaaya dayanmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Dahili davalı Assistt A.Ş., davalı ile aralarında muvazaalı ilişki bulunmadığını, davacının iş sözleşmesinin tüm uyarılara rağmen işin gereklerini yerine getirmediği gerekçesiyle feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, Türk Telekomünikasyon A. Ş. ile Assistt A.Ş. arasındaki ilişkinin muvazaalı olmadığı gerekçesiyle Türk Telekomünikasyon A.Ş. bakımından davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine, Assistt A.Ş. bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davacı ve dahili davalı Assistt Rehberlik ve Müşteri Hiz. A. Ş. tarafından süresinde temyiz edilmiştir. İş sözleşmesinin hak düşürücü süre içinde ve haklı sebeple feshedilip feshedilmediği hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. İşçi veya işveren bakımından haklı fesih sebeplerinin ortaya çıkması halinde, iş sözleşmesinin diğer tarafının sözleşmeyi haklı sebeple fesih yetkisinin kullanılma süresi sınırsız değildir. Bu bakımdan 4857 İş Kanunu’nun 26. maddesinde, fesih sebeplerinin öğrenildiği tarih ile olayın gerçekleştiği tarih başlangıç esas alınmak üzere iki ayrı süre öngörülmüştür. Bu süreler içinde fesih yoluna gitmeyen işçi ya da işverenin feshi, haklı bir feshin sonuçlarını doğurmaz. Bu süre, feshe sebep olan olayın diğer tarafça öğretilmesinden itibaren altı işgünü ve herhalde fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren bir yıl olarak belirlenmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nda, işçinin maddi çıkar sağlamış olması halinde bir yıllık sürenin işlemeyeceği öngörülmüştür. O halde, haklı feshe sebep olan olayda işçinin maddi bir menfaati olmuşsa, altı işgününe riayet etmek şartıyla olayın üzerinden ne kadar süre geçerse geçsin işverenin haklı fesih imkanı vardır. Altı iş günlük süre işçi ya da işverenin haklı feshe sebep olan olayı öğrendiği günden itibaren işlemeye başlar. Olayı öğrenme günü hesaba katılmaksızın, takip eden iş günleri sayılarak altıncı günün bitiminde haklı fesih yetkisi sona erer. İşverenin tüzel kişi olması durumunda altı işgünlük süre feshe yetkili merciin öğrendiği günden başlar. Bu konuda müfettiş soruşturması yapılması, olayın disiplin kurulunca görüşülmesi süreyi başlatmaz. Olayın feshe yetkili kişi ya da kurula intikal ettirildiği gün altı iş günlük sürenin başlangıcını oluşturur. Bir yıllık süre ise her durumda olayın gerçekleştiği günden başlar. 4857 sayılı Kanun'un 26. maddesinde öngörülen altı işgünlük ve bir yıllık süreler ayrı ayrı hak düşürücü niteliktedir. Bir başka anlatımla fesih hakkının öğrenmeden itibaren altı iş günü ve olayın gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılması şarttır. Sürelerden birinin dahi geçmiş olması haklı fesih imkanını ortadan kaldırır. Hak düşürücü sürenin niteliğinden dolayı taraflar ileri sürmese dahi, hakim re’sen dikkate almak zorundadır. Bu maddede belirtilen süreler geçtikten sonra bildirimsiz fesih hakkını kullanan taraf, haksız olarak sözleşmeyi bozmuş sayılacağından ihbar tazminatı ile şartları oluşmuşsa kıdem tazminatından sorumlu olur. Somut olayda, davacı işçinin davalı şirkete ait işyerinde 23.09.2010-20.11.2012 tarihleri arasında müşteri hizmetleri yetkilisi olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından 20.11.2012 tarihli fesih bildirimi ile hakkında düzenlenen 11 tutanağa istinaden, iş sözleşmesine ve çalışma düzenine aykırı davranışlar gösterdiği, işine karşı ciddiyetsizliği ve işin gereklerini uyarılara rağmen yerine getirmediği gerekçesiyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-h. maddesi uyarınca haklı sebeple feshedildiği anlaşılmaktadır. Feshe yetkili makamın haklı sebebi öğrendiği tarihin ve bu tarihten itibaren altı işgünlük sürenin geçip geçmediği yönünden araştırma yapılıp feshin haklı veya geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı tespit edilerek hüküm kurulmalıdır. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.