Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2013/29956 E. 2013/25307 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/29956
Karar No
2013/25307
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :... Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, hafta tatili, yıllık izin ile ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı işçi, davalıya ait işyerlerinde çalıştığını, en son ...'daki işyerinde çalışmakta iken ... sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini, alacak ve tazminatlarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret ve yıllık ücretli izin alacağı, ulusal bayram genel tatil alacağı, hafta tatili alacağı ve fazla çalışma alacaklarının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı işveren, hizmet akdinin işçi tarafından feshedildiğini, fazla mesailerle birlikte ücretin ödendiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, Yargıtay bozma ilamına uyularak, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, süresi içinde davalılar temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. Dosya içeriğinden, mahkemece verilen ilk kararın, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 06.11.2012 tarihli bozma ilamıyla, “Meslek örgütünden yapılan ücret araştırmaları da iddia edilen 1.200,00 € ücreti doğrulamamış olup, bildirilen ücretler de işveren kabulünün altında kalmıştır. Bu durumda işveren kayıtlarında geçen 3.80 € saat ücretinin doğru olduğu kabul edilmelidir. Bilirkişinin saat ücretinin 225 saat ile çarpımı sonucu belirlediği 855 € aylık ücret tespiti yerinde olup, buna göre davaya konu işçilik alacakları hesaplamalıdır, davalı işveren davacının banka hesabına yapılan ödemelerin içinde fazla çalışma ve tatil ücreti alacaklarının olduğunu savunmuş olmakla, aylık ... ücretin 855,00 € olarak kabulü ile bu yönde bir değerlendirme yapılmalı ve yapılan ödemeler içinde davaya konu fazla çalışma ile tatil ücreti isteklerinin olup olmadığı belirlenmelidir.” gerekçesiyle bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyulduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında, hesaplamaya esas alınan ücretin miktarı ile ulusal bayram genel tatil ücreti alacağı olup olmadığı konularında uyuşmazlık bulunmaktadır. 1-Davalının, banka kayıtlarında görülen ücretten fazla ödemeler içinde ulusal bayram genel tatil ücretlerinin de olduğunu ileri sürdüğü, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, işverence banka aracılığı ile yapılan ödemeler içinde fazla çalışma ücreti dışında başkaca bir ücreti aşan ödeme olup olmadığının araştırılmadığı anlaşılmış olup, işverence banka aracılığı ile yapılan ödemelerden ücret+fazla çalışma ücreti düşülerek, kalan fazla ödeme olup olmadığı belirlendikten sonra varsa ulusal bayram genel tatil ücretinden bu miktarların mahsubu gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. 2-Yargıtay bozma ilamında belirtilen ve hesaplamalara esas alınan ücretin 855,00 € net olduğu kabul edilmiş ise de hükme esas alınan bilirkişi raporunda, brüt ücret hesabının Türkiye'de çalışan Sosyal Güvenlik Kurumu işçilerinin ücretinin tesbiti gibi yapıldığı, halbuki davacının yurtdışında topluluk sigortasına tabi çalıştığı anlaşılmış olup, topluluk sigortasına tabi çalışanlardan yapılan vergi kesintileri dikkate alınarak, ayrıca yurtdışında çalışılan ülkeye başkaca bir vergi ödemesi yapılıp yapılmadığı da belirlenerek, brüt ücretin buna göre tesbiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı yorum ve eksik bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/29956, K. 2013/25307, T. 19.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2013-29956-e-2013-25307-k-743482ba918b