Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2013/28829 E. 2013/25646 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/28829
- Karar No
- 2013/25646
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :... Mahkemesi DAVA : Davacı, Sendikalar Kanunu'nun 31. maddesi gereğince 20.000,00 TL sendikal tazminat alacağının faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili müvekkilinin davalı belediyede işçi olarak çalıştığını ve Belediye-... Sendikasına üye olduğunu, ... İtfaiye Amirliğinde baş şoför olarak çalıştığı sırada belediye yetkililerinin baskı ve tehdit ile müvekkilini sendika üyeliğinden istifa ettirmeye ve ...-... Konfederasyonuna bağlı Hizmet-... Sendikasına üye yapmaya çalıştığını, müvekkilinin bulunduğu sendikadan istifa etmediğini, bu sebeple evine çok uzak olan Arnavutköy İtfaiye Amirliğine gönderildiğini ve yeni görevinde şoförlükten alınarak itfaiye işçisi yapıldığını, bu şekilde sendikal sebeple ... koşullarının değiştirildiğini ve ağırlaştırıldığını, bu uygulamanın Sendikalar Kanununun 31/5. Maddesine aykırı olduğunu iddia ederek sendikal tazminatı talep etmiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili; davada husumetin ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına yöneltilemeyeceğini, davanın İtfaiye Daire Başkanlığına açılması gerektiğini, davacının sendikal tazminat talep etme hakkının bulunmadığını, sendikal tazminata karar verilebilmesi için yeterli ve inandırıcı kanıt gösterilmesi gerektiğini, davacının iddialarının yeterlilik ve inandırıcılıktan uzak olduğunu, davacıya hiçbir şekilde baskı uygulanmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının belirli bir sendikaya üye olmasından ve işverenin belirlediği başka bir sendikaya üye olmamasından dolayı davacı aleyhine ayrım yapıldığı ve davacının farklı muameleye tabi tutulduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Gerekçe ve Sonuç : Davacı sendikal sebeple işyeri ve unvanın değiştirildiğini iddia ederek sendikal tazminat talep etmektedir. Davalı ise davacının iddialarının yerinde olmadığını savunmaktadır. Davacının 18.08.2011 tarihinde Bağcılardan Arnavutköy’e gönderildiği, davacının ...’ de ikamet ettiği görülmektedir. Konu değerlendirilmeden önce davacının talebinin kanuni dayanaklarının açıklanması gerekmektedir. Dava tarihinde yürürlükte olan mülga 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. maddesinin 3. fıkrasında, “İşveren, bir sendikaya üye olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, işin sevk ve dağıtımında, işçinin mesleki ilerlemesinde, işçinin ücret, ikramiye ve primlerinde, sosyal yardım ve disiplin hükümlerinde ve diğer hususlara ilişkin hükümlerin uygulanması veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayırım yapamaz” denilmiştir. Aynı maddenin 5. fıkrasında ise, “İşçiler, sendikaya üye olmaları veya olmamaları, ... saatleri dışında veya işverenin rızası ile ... saatleri içinde, işçi sendika veya konfederasyonlarının faaliyetlerine katılmalarından dolayı işten çıkarılamaz veya herhangi bir nedenle farklı muameleye tabi tutulamazlar.” hükmü yer alırken yine aynı maddenin 6. fıkrasında, “İşverenin, hizmet akdinin feshi dışında, üçüncü ve beşinci fıkra hükümlerine aykırı hareket etmesi halinde, işçinin bir yıllık ücret tutarından az olmamak üzere tazminata hükmedilir. Sendika üyeliği veya sendikal faaliyetlerden dolayı hizmet akdinin feshi halinde ise, ... Kanununun 18, 19, 20 ve 21 inci madde hükümleri uygulanır. Ancak, ... Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ödenecek tazminat işçinin bir yıllık ücret tutarından az olamaz” düzenlemesine yer verilmiştir. Davacının talebinin kanuni dayanakları açıklandıktan sonra somut olayda ispat yükünün hangi tarafta olduğu üzerinde durulması gerekir. Davacının iddia ettiği sendikal ayrımcılık, ... sözleşmesinin feshi dışında bir sebebe ilişkindir. Bu itibarla davacının ... güvencesinden yararlanıp yaralanmamasına bağlı olarak değişen ve ispat yükünü işverene tahmil eden 2821 sayılı Kanun’un 31. maddesinin 7. fıkrasının somut olayda uygulanma yeri yoktur. Şu halde sendikal ayrımcılığın yapıldığını ve bireysel sendika özgürlüğünün ihlal edildiğini ispat yükü davacı işçide bulunmaktadır. Bununla beraber sendikal ayrımcılığın 4857 sayılı ... Kanunu’nun 5. maddesinde düzenlenen ayrım yasağına aykırılığın özel bir şekli olduğu göz ardı edilmemelidir. Bu sebeple 4857 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 7. fıkrasında yer alan ve işçi açısından ispat yükünü kolaylaştıran “İşçi bir ihlalin varlığı ihtimalini güçlü bir biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işveren böyle bir ihlalin mevcut olmadığını ispat etmekle yükümlü olur.” hükmünün fesih dışındaki sendikal ayrımcılık iddiaları bakımından uygulanması gerekmektedir. Somut olaya dönüldüğünde ise davacının, dosya kapsamındaki belgeler ve tanık beyanlarıyla ihlalin varlığı ihtimalini güçlü bir biçimde ortaya koyduğu açıktır. Davalı işveren ise bireysel sendika özgürlüğünün ihlal edilmediğini ve sendikal ayrımcılık yapılmadığını ispat edememiştir. Dolayısıyla davacının sendikal tazminat talebinin kabulü yerindedir. Açıklanan sebeplerle usul ve kanuna uygun olan kararın bu ilave gerekçe ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 20.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.