Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2013/28762 E. 2013/28652 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/28762
- Karar No
- 2013/28652
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Taraflar arasındaki, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, ulusal ... genel tatili ve ücret alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.05.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalıya ait işyerinde 17.06.2003-31.03.2009 tarihleri arasında uluslararası tır şoförü olarak çalıştığını, garanti asgari ücret ve ... başına prim ücret sistemine ile çalışmasına rağmen iş sözleşmesinin başlangıç tarihinden itibaren garanti asgari ücretlerinin ödenmediğini, iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı vekili, davacının iş akdinin devamsızlık haklı nedenine dayalı feshedildiğini ve hak kazandığı tüm ücret alacaklarının ödendiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiği, davacının garanti asgari ücretlerinin ödendiğinin işverence ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-İşçi ücretlerinin ödenmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 37. maddesine göre, işçiye ücretin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası” verilmesi zorunludur. Uygulamada çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir. Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir. ... süre ücretlerinin ödenmediği iddiası karşısında, işverence cevap dilekçesinde dayanılmak kaydıyla yemin teklifi hakkının olduğu hatırlatılmalı ve gerekirse bu yönde usulü işlemler tamamlandıktan sonra sonuca gidilmelidir. Dairemizce, çok ... süre ücret ödenmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu belirtilerek, hakimce resen yemin teklifinde bulunulabileceği de kabul edilmektedir. Somut olayda, davalıya ait iş yerinde 6 yıla yakın bir süre çalışmış olan davacı, tüm çalışma süresi boyunca garanti asgari ücretlerinin ödenmediğini ileri sürmektedir. Davalı tarafça bu ücretlerin ödendiğine ilişkin yazılı delil niteliğinde ödeme belgeleri sunulmamış ise de, davalı vekili cevap ve delil listesinde sair tüm deliller demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan, davalı tarafa ödeme hususunda yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususun dikkate alınmaması isabetsizdir. SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 990,00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.12.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dosya içeriğine göre davacı işçinin davalı şirkete ait işyerinde 17.06.2003-31.03.2009 tarihleri arasında uluslararası TIR şoförü olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin devamsızlık iddiasıyla işveren tarafından sonlandırıldığı anlaşılmaktadır. Davacı garanti asgari ücret + ... primi sistemi ile çalıştığını, asgari ücretlerini ödenmediğini ileri sürerek alacak isteğinde bulunmuş, mahkemece isteğin kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ücret alacağı geriye doğru beş yıl için yapılarak ödemeler mahsup edilerek hesaplanmıştır. Ücretin ödendiğini ispat yükü işverene ait olup, davalı işveren mahkemece hüküm altına alınan ücreti ödediğine dair davacının imzasını taşıyan yazılı bir belge dosyaya sunmamıştır. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 195. maddesine göre davalı ilk itirazları ile birlikte esas dava hakkındaki cevabını ve varsa karşı delillerini, dava dilekçesinin kendisine tebliği tarihinden itibaren on gün veya hakim tarafından bir süre tayin edilmiş ise o süre içinde mahkeme kalemine bildirmek ve bir örneğini de davacıya tebliğ ettirmek zorundadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 129/1-e hükmüne göre davalı, cevap dilekçesinde savunma dayanağı olarak ileri sürülen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğini açıkça belirtmelidir. Aynı Kanunu'nun 121 ve 129/2 hükümleri gereği davalı yazılı delillerini dilekçesine ekleyerek mahkemeye sunmalı ve başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayıcı açıklamalarda bulunmalıdır. Somut olayda, davalı işveren davacının ücretlerinin ödendiği yönündeki savunmasını kanıtlamak bakımından açıkça yemin deliline dayanmamıştır. Cevap dilekçesinde veya delil listesinde "yasal deliller" ibaresi yemin deliline dayandığını göstermez. Aksine yorum dava veya cevap dilekçesinde yahut delil listesinde delillerin açıkça belirtme yükümlülüğünü anlamsız kılar. Kaldı ki, davalının yemin deliline dayandığı kabul edilse bile hâkim yemin teklif etme hakkını hatırlatamaz. Çünkü, taraf dayandığı delilleri açıkça göstermek zorundadır(... .../... .../... ..., Medeni Usul Hukuku, 13.Bası, Ankara 2012, s.641-642). Dosya içeriğine göre davalı taraf, yemin teklifinde bulunmamıştır. Somut olayda, davalı işveren davacının ücretlerini ödediğine dair delillerini cevap dilekçesi ile birlikte veya mahkemece verilen süre içinde dosya sunmamıştır. Ücretin ödendiğini yemin delili ile kanıtlayacağını ne cevap dilekçesinde ne de delil listesinde belirtmiştir. Delil listesinde belirtilen "sair deliller" ibaresinin yemin delilini kapsadığı kabul edilemez. Ücretin ödendiği davalı işverence ispatlanmadığından mahkemece verilen karar usul ve kanuna uygundur. Bu nedenle sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılamıyorum. 10.12.2013