Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2013/2679 E. 2013/23444 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/2679
Karar No
2013/23444
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :... Mahkemesi DAVA : Taraflar arasındaki, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatili ve ücret alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 05.11.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara ... kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına ... ... ile karşı taraf adına ... ... Şahin geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili; davacının, davalıya ait işyerinide 24.12.2002-17.03.2011 tarihleri arasında yönetici asistanı olarak 850,00 TL aylık net ücretle çalıştığını, ... sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini, alacak ve tazminatlarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı; ihbar tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, şirket yetkilisi aracılığıyla ücrette ve çalışma süresinde ihtilaf bulunmadığını bildirdiği, sonradan vekili aracılığıyla işe başlama tarihinin 05.02.2003 tarihi olduğunu ileri sürdüğü, işyerine giriş çıkış kayıtlarına göre fazla çalışma yapmadığını, asgari ücretle çalıştığını, banka kayıtlarının dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacının, davalıya ait işyerinde 24.10.2002-17.03.2011 tarihleri arasında en son 850,00 TL net ücretle yemek sosyal hakkından yararlanarak çalıştığı, ... sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğinin işverence ispatlanamadığından davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, sunulan işyeri giriş çıkış kayıtlarının belli bir dönemi kapsadığı oysa davacının sekiz yılı aşkın süredir çalıştığı, tüm süreye ilişkin kayıtların getirilmemesi sebebiyle sunulan belgelere itibar edilmediği, şahit beyanları ve iddiaya göre hafta içi normal sürelerde çalışan davacının Cumartesi günleri yapmış olduğu dört saatlik çalışmasının fazla mesai olduğu, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve ücret alacağı olduğu, hafta tatillerinde çalışmadığı gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı kanuni süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-İşçiye işyerinde çalıştığı sırada ara dinlenmesi verilip verilmediği ve süresi, fazla çalışma süresinin doğru tesbit edilip edilmediği ve ücret alacağının olup olmadığı konularında taraflar arasında uyuşmazlık sözkonusudur. Ara dinlenmesi 4857 sayılı ... Kanunu'nun 68. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükümde ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda ara dinlenmesi en az onbeş dakika, dört saatten fazla ve yedibuçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat ve günlük yedibuçuk saati aşan çalışmalar bakımından ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmelidir. Uygulamada yedibuçuk saatlik çalışma süresinin çok fazla aşıldığı günlük çalışma sürelerine de rastlanılmaktadır. 4857 sayılı Kanun'un 63. maddesi hükmüne göre günlük çalışma süresi onbir saati aşamayacağından, 68. maddenin belirlediği yedibuçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok onbir saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla günde onbir saate kadar olan çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, onbir saat ve daha fazla çalışmalarda ise en az birbuçuk saat olarak verilmelidir. Somut olayda, davacının şahit beyanlarının ortalamasına göre, haftada beş gün 09.00-18.30 saatleri arası günlük dokuzbuçuk saat çalıştığı, yarım saat ara dinlenmesinin düşülmesiyle günlük dokuz saat, beş günde kırkbeş saat çalıştığı, cumartesi günleri 09.00-13.00 saatleri arası dört saat çalıştığı, kırkbeş saatin düşülmesiyle haftada dört saat fazla çalışma yaptığı kabul edildiği anlaşılmış olup, ara dinlenmesi hafta içi beş gün için bir saat yerine yarım saat olarak kabul edilmesi ve hesaplamanın buna göre yapılması hatalıdır. Öte yandan, fazla çalışma sürelesi şahit beyanlarına göre tesbit edilmiş ise de, işverence dosyaya sunulan işyerine giriş çıkış saatlerinin belirtildiği belgeler yazılı delil niteliğinde olduğundan, belge sunulan dönemler için belgelerde belirtilen giriş çıkış saatleri dikkate alınarak çalışma sürelerinin tesbiti gerekirken yanlış yorum ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Ayrıca, 2011/Şubat ve Mart aylarına ilişkin ücretlerin ödenmediği kabul edilerek davacının ücret alacağı olduğu kabul edilmiş ise de dosyaya sunulan imzasız ücret bordroları ile banka kaydı olduğu belirtilen belgelerin birbirini doğruladıkları görülmüş olup, davacının bu belgeler ile ilgili beyanı sorularak, ilgili bankadan davacıya bu aylarda ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 990,00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/2679, K. 2013/23444, T. 05.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2013-2679-e-2013-23444-k-679e46b9a889