Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2013/24846 E. 2013/20689 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/24846
- Karar No
- 2013/20689
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı işçi, davalı ...Ş.'nin enteral beslenme işini yapılan sözleşme uyarınca diğer davalı ...Ş.'nin yürütüğünü, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğunu, iş sözleşmesinin belirli süreli olduğu gerekçesi ile feshedildiğini, yapılan işin niteliği gereği belirli süreli olmadığını, ayrıca yapılan feshin geçersiz olduğunu belirterek davalı şirket tarafından yapılan feshin geçersizliğine ve müvekkilinin davalı ...Ş.'ye ait işyerine iadesi ile mali sonuçlara karar verilmesini istemiştir. Davalı ...Ş. vekili; davacının iş sözleşmesinin belirli süreli olduğunu ve işe iade davası açamayacağını, ayrıca iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın redine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Ş. vekili; müvekkilinin gıda işkolunda çalıştığını, faaliyet konusu olmayan hemşirelik hizmetleri işinin görülmesini sözleşme ile diğer davalıya verdiğini bu sebeple diğer davalı ile aralarında asıl-alt işveren ilişkisi bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, sözleşmenin feshinin geçerli sebeplere dayandığı hususu kesin bir şekilde davalı işveren tarafından ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne ve davacının iş iadesine karar verilmiştir. Karar, davalılar avukatlarınca temyiz edilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı veya geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun'un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Dosya içeriğinden, davacının davalı işyerinde 10.03.2008 ile 13.12.2011 tarihleri arasında hemşire olarak çalıştığı, iş etiğine uygun davranmaması sebebiyle iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiği anlaşılmıştır. Yine dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre davalılar arasında akdedilen "Enteral Beslenme Eğitim Hemşireliği ve Hastalık Yönetimi Projesi Sözleşmesi" uyarınca Nestle Türkiye Gıda Sanayi A.Ş.'nin enteral beslenme ürünlerine yönelik hemşirelik hizmetlerinin diğer davalı tarafından yerine getirilmesi hususunda anlaşma sağlanmış, davacı işçinin de Enteral Beslenme ve Eğitim Hemşiresi olarak çalışmaya başladığı, davacının yapacağı iş ile ilgili eğitimi olduğu gibi çalışma esaslarının da tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, Enteral Beslenme ve Eğitim Hemşiresi olarak çalışan davacının daha önce etik olmayan davranışlarda bulunduğu belirtilerek savunması alındığı, son olarak Enternal Beslenme ürünü reçete edilen bir hastanın henüz imzalanmayan raporunda davacının kartvizitinin bulunması sebebiyle ilgili doktor tarafından şikayette bulunulduğu ve davacının reçetelenecek ürünlerde karar verici gibi algılandığı belirtilmiştir. Dosyada mevcut "Çalışma Kuralları" ile tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının hekim onayı olmadan tanımlanmış görev ve sorumlulukları ile etik değerlere aykırı şekilde davrandığı, bu davranışının işin yürütümünü olumsuz etkilediği ve feshin geçerli sebebe dayandığı dikkate alınmadan belirtildiği şekilde davacının işe iadesine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 96,90 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 03.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.