Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2013/21713 E. 2013/21960 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/21713
- Karar No
- 2013/21960
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı davalıya ait yurtdışındaki inşaat işyerlerinde çalıştığını haksız olarak sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, yıllık izin, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin davalıdan tahsilini istemiştir Davalı vekili cevabında, davacının yurtdışı işyerinde süre çalıştığını ancak alacak istemlerinin şartları bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece fazla mesai isteğinin reddine diğer alacaklar yönünden ise bilirkişi raporu dikkate alınarak isteklerin kısmen kabulüne karar verilmiştir Karar davalı vekilince süresinde temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir 2-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kullanılan ve ödenen yıllık izin ücretleri konusunda yapılan değerlendirme sonucunda; davacının yıllık izin alacağı bulunmadığı tespiti yapıldığı halde raporun sonuç kısımında nasıl belirlendiği anlaşılmayan izin alacağının tutarının yazılı olduğu görülmektedir. Mahkemece bu çelişkili, durum giderilmeden raporun sonuç kısmındaki tutarlar üzerinden yıllık izin ücreti konusunda hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3- 4857 sayılı İş Kanunu'nda işçinin istifası özel olarak düzenlenmiş değildir. İşçinin haklı bir sebebe dayanmadan ve bildirim süresi tanımaksızın iş sözleşmesini feshi, istifa olarak değerlendirilmelidir. İstifa iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla birlikte iş ilişkisi sona erer. İstifanın işverence kabulü zorunlu değilse de, işverence dilekçenin işleme konulmamış olması ve işçinin de işyerinde çalışmaya devam etmesi halinde gerçek bir istifadan söz edilemez. İş sözleşmesinin istifa ile sona ermesi halinde işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanması mümkün olmadığı gibi, ihbar ve kıdem tazminatlarına da hak kazanılamaz. Bundan başka işçinin işverene ihbar tazminatı ödemesi yükümü ortaya çıkabileceğinden istifa türündeki belgelerin titizlikle ele alınması gerekir. İmzaya itiraz ya da metin kısmına ilaveler yapıldığı itirazı mutlak olarak teknik yönden incelenmelidir. Somut olayda davacının kendi isteği ile gerekçesini de açıklayarak işyerinden ayrılmak istediğini içeren isitifa dilekçesi tartışılmadan kıdem ve ihbar tazminatının kabulü hatalıdır SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.