Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2013/11160 E. 2013/12588 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/11160
- Karar No
- 2013/12588
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir. Davalı işveren vekili, müvekkili şirketin dava dışı bir başka şirketle birleşme sürecinde olması sebepi ile yapılan çalışmalar sonucunda, iş yerinde istihdam fazlası oluşacağının tespit edildiğini, şirketin yeni yapılanmasında davacının çalıştığı pozisyonun ortadan kalktığını ve çalışabileceği uygun bur görev bulunmaması sebepi ile iş sözleşmesinin geçerli sebepe dayalı feshedildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davalı şirketin 20.12.2011 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile, Rekordati A. Ş. İle birleşmeye hazırlık çalışmalarının yürütülmesine dair işletmesel karar aldığı, ancak birleşme sürecinde yapılan çalışmalara ilişkin işverence herhangi bir belge sunulmadığı, toplanan delillere göre istihdam fazlalığı olgusunun davalı tarafça ispatlanamadığı, bu sebeple feshin geçersiz olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebepe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18 ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı Kanun'un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran iş yerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. İşletmenin, iş yerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış olanaklarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren iş yeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, iş yerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir. İşletmenin, iş yerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir. 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebepe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği tsözleşmesirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Somut olayda, davacı işçinin pazarlama bölümünde grafik tasarımcısı olarak çalıştığı ve fesih öncesinde davalı şirkette bu pozisyonda çalışan tek işçi olduğu sabittir. Davalı işveren tarafından ibraz edilen organizasyon şemasının, fesih sonrasındaki yapılanmaya ilişkin olduğu ve bu şemaya göre pazarlama bölümünde sadece pazarlama asistanı pozisyonunun bulunduğu, grafıker pozisyonunun bulunmadığı görülmektedir. Davacı tanıkları fesih tarihinden sonra işverenin grafik tasarımcısı ihtiyacının ortadan kalkmadığını bildirmişlerdir. Davalı tanıkları ise, birleşme sonrası, yurt dışı merkezli olan birleşilen şirketin sahip olduğu logoların kullanılmaya başlandığını ve davacıya olan ihtiyacın ortadan kalktığı yönünde beyanda bulunmuşlardır. Davalı şirketin bir başka şirket ile birleşmesi sebepi ile organizasyon yapısında değişiklik meydana geldiği sabittir. Mahkemece, feshin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığının belirlenmesi açısından gerekirse iş yerinde keşif yapılarak, davalı şirketin birleşme öncesi ve sonrasındaki organizasyon yapısı, personel giriş ve çıkış kayıtları, incelenmeli, grafik tasarım işinin davacının iş sözleşmesinin feshedilmesinden sonra ne şekilde yürütüldüğü, grafik tasarımcısı pozisyonunu ortadan kalkıp kalkmadığı belirlenmeli ve birleşme sonrası davacının çalıştırıldığı pozisyon ortadan kalkmış ise davacının gerekirse eğitim verilerek çalıştırılabileceği uygun pozisyonunun bulunup bulunmadığı yönünde değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.05.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.