Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/8283 E. 2012/29175 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/8283
Karar No
2012/29175
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :... Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, genel tatil ve hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesi ile boş senedin teminat senedi olduğunu ve iptalinine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi olan ...'nun 10.12.2002 tarihinde işe başladığını, emeklilik sebebi ile ... sözleşmesinin son bulduğunu, 19.11.2009 tarihinde öldüğünü, ücretinin asgari ücret olarak gösterildiğini, oysa gittiği ülkeye göre değişen yol primi ödendiğini, tazminat hesaplanırken yol primlerinin dikkate alınması gerektiğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, fazla mesai ücreti alacaklarının olduğunu, genel tatil günleri ve hafta tatili günlerinde çalıştığını, ücretlerinin ödenmediğini ilerisürerek fazlaya ait hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL kıdem, 100,00 TL yıllık izin ücreti alacağı, 100,00 TL fazla çalışma ücreti alacağı, 100,00 TL genel tatil ve hafta tatili ücretinin davalıdan tahsilini davacılar murisinden işverence işe girişte alınan boş senedin teminat senedi olduğundan iptalini istemiş, bilirkişi raporu doğrultusunda talebini artırarak ıslah etmiştir. Davalı vekili, davacılar murisinin 10.12.2002 tarihinden itibaren Aralık 2008 tarihine kadar belirli aralıklarda çalıştığını, 2006 yılından sonra ... şoförü olarak değil şirket merkezinde çalıştığını, en son aldığı ücretin 722,07 TL olduğunu, yıllık ücretli izin alacağının ve genel tatil ve hafta sonu çalışmalarının olmadığını, fazla mesai çalışmalarının bulunmadığını, var olan çalışmaların bodrolarda gösterilerek ödendiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacılar murisinin davalı işyerinde 10.12.2002-30.04.2008 tarihleri arasında çalıştığı, davacılar murisi işçinin vefat etmesi nedeni ile mirasçılarının kıdem tazminatına hak kazandıkları, yıllık izin kullandırıldığına ya da ücretlerinin ödendiğine ilişkin her hangi bir belge ve kayıt bulunmadığından bu alacağa hak kazanıldığı, tanık beyanlarına göre fazla çalışma yapıldığı, genel tatil ve hafta tatillerinde çalışıldığı ıspatlandığından bu taleplerin hakkaniyet indirimi yapılarak kabul edilmesi gerektiği, zamanaşımı itirazının dikkate alındığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı süresi içinde taraflar temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacılar vekili ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı, fazla çalışma ve hafta tatili ücretleri ile davacının senet iptali talebi konularında uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı ... Kanunun'da 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir ... karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır. Ücret kural olarak dönemsel bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve ... aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. Yukarıda değinilen kanun maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir. ... sözleşmesinin tarafları, asgari ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. ... sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması taraflar arasında ... sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 323. maddesinin 2. fıkrasına göre tespit olunmalıdır. ... sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, ... sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçiler o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir. Dosya içeriğinden, davacılar murisinin 10.12.2002-30.04.2008 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde başşoför ve yurtdışı ... şoförü olarak çalıştığı anlaşılmıştır. Somut olayda, davacıların, murisleri işçinin 2.000,00 TL ücretle ve ... başına ödenen prim karşılığı çalıştığını, davalının ücret bordrolarında görülen ücretle çalıştığını iddia ettikleri, imzalı olan Nisan/2008 bordrosunda 837,90 TL, Aralık/2008 bordrosunda 638,00 TL ücretle çalıştığının anlaşıldığı, tanıkların ücret konusunda birbirleriyle uyumlu beyanda bulunmadıkları, taraflar arasında ücret konusunda uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmış olup, davacılar murisi işçinin başşoför ve yurtdışı ... şoförü olarak meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı ... bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılarak, çalışılan her iki dönemdeki ücretleri ayrı ayrı tesbit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. Öte yandan,davacılar murisinin yurtdışı ... şoförü olarak çalıştığı dönemde,... başına prim alması, mesailerin işçi tarafından ayarlanması ve bazı ülkelerde hafta tatili çalışma yasağı ile normal çalışma saati sınırlamaları olması sebebiyle bu dönem için fazla çalışma, genel ve hafta tatillerinde çalışma kabul edilemeyeceği düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Davacılar murisinin başşoför ve yurtdışı ... şoförü olarak çalıştığı dönemler ayrı ayrı tesbit edilerek yurtdışı ... şoförü olarak çalışılan dönemler için bu alacakların reddi ile başşoför olarak çalışılan dönem için hesaplama yapılarak şimdiki gibi karar vermek gerekir. Ayrıca, davacılar, murislerinden işe giriş tarihinde alınan senedin teminat senedi olduğunun tesbiti ile bu senet sebebiyle borçlu olmadıklarının tesbitini ve senedin iptalini talep etmişler olup, mahkemece davacıların bu talepleriyle ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeyerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 26 ve 297. maddelerine aykırı davranılması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/8283, K. 2012/29175, T. 21.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2012-8283-e-2012-29175-k-69510a26a594