Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/6984 E. 2012/26434 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/6984
Karar No
2012/26434
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA :Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ücret alacağı, fazla mesai ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin 15.09.1998-03.08.2009 tarihleri arasında presçi olarak davalı işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, ihbar ve kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarını talep etmiştir. Davalı vekili, davacının iş arkadaşı ile yaşadığı tartışma sonrası işi kendisinin bıraktığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, işverenin iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Taraflar arasında davacının hizmet süresi noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının hizmet döküm cetveline göre 16.09.2008 tarihinde işe başladığı ve 02.01.2004 tarihinde işten çıkışının verildiği ve 10.06.2004 tarihinde ise ikinci kez aynı işyerinde çalışmaya başlayıp 03.08.2009 tarihine kadar kesintisiz çalıştığı kabul edilmişse de, davacı taraf dosya kapsamında bulunan ibranamede 16.09.2008 tarihinde başladığı işyerinden 02.01.2004 tarihinde kendi isteği ile ayrıldığını beyan etmesi ve işe girişinin tekrar yaklaşık beş ay sonra 10.06.2004 tarihinde olması karşısında davacı aradaki bu dönemde kesintisiz çalıştığını ispatlayamadığından bu sürenin hizmet süresinden mahsup edilmesi gerekirken hizmet süresine dahil edilerek fazla hizmet süresi hesaplanması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 2-Taraflar arasında işçinin kullandırılmayan yıllık izin süresine ait ücret alacağı noktasında da uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının hizmet süresine göre yüzaltmışiki gün yıllık izne hak kazandığı, otuziki gün izin kullandırıldığı ve buna göre bakiye yüzotuz gün yıllık ücretli izin alacağı olduğu belirtilmiştir. Davalı vekili ise davacının kullanmış olduğu yıllık izinlerin yanı sıra ücretini almış olduğu yıllık izinlerinin olduğunu bunların da mahsup edilmesi gerektiğini hem bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde hem temyiz dilekçesinde belirtmiştir. Dosya kapsamında davacının 2006-2007-2009 yıllarında yıllık izninin ücretini almış olduğuna dair imzasını içeren belgeler bulunmaktadır. Söz konusu belgelere karşı davacıdan diyecekleri sorulmalı, yıllık izin ücretinin ödendiği ... olduğu takdirde mükerrer ödemeye neden olmamak için bu ödemeler mahsup edilerek yıllık ücretli izin alacağı hesaplanmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/6984, K. 2012/26434, T. 26.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2012-6984-e-2012-26434-k-137379da1534