Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/5453 E. 2012/17972 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/5453
- Karar No
- 2012/17972
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... Karakülah tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, iş sözleşmesinin davalı işveren büyükelçilik tarafından haklı ve geçerli sebebe dayalı olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliği ile işe iadesine karar verilmesi, buna bağlı işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı vekili, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, işyerinde çalışan işçi sayısının otuzdan az olduğunu dolayısıyla davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağını, ileri sürerek, davanın öncelikle bu sebepten reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir. Öncelikle, yazılı fesih bildirim metninin, arapça yazılı bölümünün altında yer alan, davacı işçinin imzasının bulunduğu türkçe kısmında, bildirim tebliğ tarihinin yer almamasına göre, davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığının kabulü gerekmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanmak için otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde çalışmak gerekir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan sayısı bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. İşçi sayısına ilişkin bu hüküm nispi emredici olduğundan, daha az işçi sayısını öngören sözleşme hükümleri geçerli kabul edilmektedir. Otuz işçi sayısının belirlenmesinde fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih itibariyle belirli-belirsiz süreli, tam-kısmi süreli, daimi-mevsimlik sözleşmelerle çalışan tüm işçiler dikkate alınır. Somut olayda, fesih tarihinde işyerinde çalışan işçi sayısı yönünden kanunda öngörülen koşulun gerçekleşip gerçekleşmediğinin re'sen araştırılıp saptanması zorunlu iken, Mahkemece bu yönde araştırma ve inceleme yapılmış değildir. Söz konusu koşulun oluşup oluşmadığı belirlenmeden eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup, hüküm bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Hükmün gösterilen sebepten BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek olması halinde ilgiliye iadesine, 11.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.