Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/3722 E. 2012/23754 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/3722
- Karar No
- 2012/23754
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin ücreti alacağı, ikramiye alacağı, sosyal yardım alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davacı işçinin iş sözleşmesinin haklı neden olmadan feshedildiğini, işçilik alacaklarının işveren tarafından ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, yıllık izin ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ücret alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili, davacı işçinin iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, iş sözleşmesinden ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklı ücret alacaklarının bulunmadığını, davaya konu alacakların zamanaşımına uğradığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının yıllık izin ücretine hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır. Aktin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zamanaşımı da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 54 üncü maddesinde, yıllık ücretli izine hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında, işçinin aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalıştığı sürelerin birleştirilerek göz önüne alınacağı hükme bağlanmıştır. Bu durumda, işçinin daha önce aynı işverenin bir ya da değişik işyerlerinde geçen hizmetlerinin yıllık izne hak kazanma ve izin süreleri hesabı yönlerinden dikkate alınması gerekir. Bununla birlikte, işçiye önceki feshe bağlı olarak kullanmadığı izin ücretleri tam olarak ödenmişse, bu dönemin sonraki çalışma sürelerine eklenerek izin hesabı mümkün değildir. Önceki çalışma döneminde izin kullandırılmak veya fesihte karşılığı ödenmek suretiyle tasfiye edilmeyen çalışma süreleri, aynı işverenin bir ya da değişik işyerlerindeki çalışmalara eklenir. İşçinin aralıklı olarak aynı işverene ait işyerinde çalışması halinde, önceki dönemin kıdem tazminatı ödenerek feshedilmiş olması, izin yönünden sürelerin birleştirilmesine engel oluşturmaz. Yine, önceki çalışılan sürede bir yılı doldurmadığı için izne hak kazanılmayan süreler de, işçinin aynı işverene ait işyeri ya da işyerlerindeki sonraki çalışmalarına eklenerek yıllık izin hakkı belirlenmelidir. Somut olayda, davacı işçinin davalıya ait işyerinde 26.07.2000-27.11.2002, 10.04.2004-30.12.2004 ve 03.05.2005-27.05.2008 tarihleri arasında olmak üzere üç dönem halinde çalıştığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Davacının ilk dönem çalışması askerlik nedeniyle sona ermiş, kıdem tazminatı ödenerek ibraname alınmıştır. Tasfiye edilen bu döneme ilişkin yıllık izin ücreti alacağı dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğramıştır. Anılan alacağın zamanaşımı def'i nedeniyle reddi gerekirken, bu dönemin sonraki dönemlerle birleştirilerek izin alacağının hesaplanarak hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.