Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/28268 E. 2013/26377 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/28268
Karar No
2013/26377
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :... Mahkemesi

DAVA :Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, izin ücreti, kötüniyet tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı işçi, 01.01.2010 tarihinde ücretsiz izne çıkarıldığını, geriye döndüğünde ... yerinin taşınmış olduğunu, kendisine haber verilmediğini, aynı güzergahta servis beklediğini ancak gelmediğini, izin bitimi işe çağrılmadığını, sebepsiz yere işten çıkarıldığını ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatil ücreti, izin ücreti ve kötüniyet tazminatı talep etmiştir. Davalı işveren, davacının montaj sorumlusu olarak çalıştığını, işyerinin taşındığından haberdar olduğunu, işyerinin taşınmasına bizzat katıldığını, işyerine ait servis güzergahının değişmediğini, davacının kendi isteği ile haksız olarak işten ayrıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacının ... akdinin davalı işveren tarafından feshedildiği, feshin haksız olduğu, davacının kıdem tazminatını hakettiği, ihbar süresinin kullandırıldığına veya ihbar-kıdem tazminatının ödendiğine dair davalı tarafından delil sunulmadığı, denetime elverişli bilirkişi raporunda hesap edilen yıllık izin alacağı ve kötü niyet tazminatı alacağına hak kazandığı, alacaklarının ödendiğinin davalı tarafınca ispatı gerekip davalı tarafından bu ispat yükünün yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-İşverence çalışma koşullarının uygulanmaması nedenine dayalı olarak ... sözleşmesinin kimin tarafından fesih edildiği, buna bağlı olarak işçinin ihbar tazminatı alacağının doğup doğmadığı uyuşmazlık konusudur. 4857 sayılı ... Kanunu'nun 24 üncü maddesinde bendinde işçinin haklı fesih halleri düzenlenirken (II) bendinin (f) alt bendinde son cümle olarak “yahut çalışma şartları uygulanmazsa” şeklinde ifadeye yer verilerek, çalışma koşullarının uygulanmaması durumu işçinin haklı fesih nedenleri arasında yerini almıştır. Somut olayda, ...'de oturan davacı ücretsiz izindeyken ... yeri ...'den ...'ya taşınmış ve servis güzargahı değişmiştir. Bu durumda, davacının oturduğu yer ve işyerinin taşındığı yeni yer arasındaki uzaklık ile servis güzergâhının değişmiş olması birlikte dikkate alındığında ... koşullarında esaslı değişiklik olduğu anlaşılmaktadır. İşveren, bu değişikliği davacıya yöntemince tebliğ etmemiş ve diyeceğini sormamıştır. Davacı vekili ... 3. Noterliğinin 05.01.2010 tarih ve 179 yevmiye nolu ihtarı ile ... yerinin taşınmasının ... Kanunu'nun 22. maddesi gereğince çalışma koşullarında esaslı değişiklik oluşturduğundan ve yasada belirtiltiği şekilde müvekkilline bildirilmediğinden bahisle sözleşmeyi fesih ettiklerini işverene bildirmiştir. Nitekim, bir kısım tanıklarda ... yeri değişikliğinden ötürü davacının kendisinin gelmediğini ve kendi isteği ile işten ayrıldığını beyan etmişlerdir. Bu durumda, ... sözleşmesi davacı tarafından ... Kanunu'nun 24/II-f bendine göre haklı nedenle bildirimsiz olarak feshedilmiştir. Sözleşmeyi haklı nedenle dâhi olsa fesheden taraf ihbar tazminatı isteyemeyeceğinden mahkemece yanılgılı değerlendirme ile feshin işverence yapıldığı sonucuna varılarak ihbar tazminatının hüküm altına alınması hatalıdır. 3-Taraflar arasındaki ilişkide kötüniyet tazminatının koşullarının oluşup oluşmadığı uyuşmazlık konusudur. Belirsiz süreli ... sözleşmesinin taraflarca ihbar süresi tanınmak suretiyle ya da ihbar tazminatı ödenerek her zaman feshi mümkün ise de, bu hakkın da her hak gibi 4721 sayılı Türk Medenî Kanunun 2. maddesi uyarınca dürüstlük ve objektif iyiniyet kurallarına uygun biçimde kullanılması gerekir. Aksi takdirde fesih hakkının kötüye kullanılmış olduğundan söz edilir. Fesih hakkını kötüye kullanan işveren, 4857 sayılı ... Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca, bildirim sürelerine ait ücretin üç katı tutarında tazminat ödemek zorundadır. Bahsi geçen tazminata uygulamada kötüniyet tazminatı denilmektedir. 4857 sayılı Kanun'da genel anlamda fesih hakkının kötüye kullanılmasından söz edilmiştir. Maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere, işçinin işvereni şikâyet etmesi, aleyhine dava açması veya tanıklık yapması sebeplerine bağlı fesihlerin kötüniyete dayandığı kabul edilmelidir. Somut uyuşmazlıkta, 2. bentte izah edildiği üzere ... sözleşmesi işçi tarafından haklı sebeple fesih edildiğinden kötüniyet tazminatının unsurları gerçekleşmemiştir. Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulduğunda, kötüniyet tazminatı yönünden davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. 4-Taraflar arasındaki kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti hususunda talep aşımı olup olmadığı uyuşmazlık konusudur. Somut olayda, davacı kısmi talepler içeren davasını 19.08.2011 tarihli dilekçesi ile talebini artırarak kıdem tazminatını toplam 4.506,93 TL, yıllık izin ücretini ise toplam 1.731,78 TL olarak ıslah etmiş ve talebini sınırlandırmıştır. Mahkemece, taleple bağlı kalınarak hüküm kurulması gerekirken, talep aşılarak kıdem tazminatının 4.536,87 TL/Brüt, yıllık izin ücretinin ise 2.053, 33 TL/Brüt olarak hüküm altına alınması isabetsiz olmuştur. Kabule göre de, izin ücreti hakkında dava dilekçesi ile talep edilen 500,00 TL için dava tarihinden, artırılan kısım için ise ıslah tarihinden itibaren kanuni faiz uygulanması gerekirken, talebin tamamı için dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi uygulanması da hatalı olmuştur. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/28268, K. 2013/26377, T. 21.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2012-28268-e-2013-26377-k-d4bc61734256