Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/27865 E. 2012/28990 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/27865
- Karar No
- 2012/28990
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :... Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı taraf, 29.03.2003 tarihinden 17.02.2011 tarihine kadar davalıya ait işyerinde kantarcı olarak çalıştığını, ... sözleşmesinin davalı işverenlik tarafından tazminatsız ve bildirimsiz olarak sebep gösterilmeksizin feshedildiğini, davalıya ait ... Düğün, ..., ..., ... vs. gibi işyerlerinde günlük oniki saat esasına göre ve tüm tatillerde çalıştığını, raporlu iken ... sözleşmesinin sona erdirildiğini, hak ettiği tazminatların ödenmediğini, SSK larının eksik bildirildiğini, yıllık izin verilmediğini belirterek; feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesi ile davalı işverenin işe başlatmama durumuna ilişkin alacaklarının belirlenmesini talep etmiştir. Davalı taraf; davacının uzun süredir üstlerince verilen emirleri yerine getirmekten kaçındığını, arkadaşları ile geçinemeyen bir tavır içinde olduğunu, davalı şirketin merkezinin ... olduğunu, bütün şantiyelerin tonajlarının burada toplandığını, bazı şantiyelerin sistem ile bağlı olmaları nedeni ile o şantiyelerin tonajların yazılı olduğu faksı sisteme girmesi gerekirken sebepsiz yere girmediğini, ertesi gün kendisinin ... şantiyesine gönderileceğinin ifade edilmesi üzerine hiç kimsenin kendisini bir başka şantiyeye gönderemeyeceğini ifade ettiğini, ... şantiyesine gitmesi gerekirken öğlene kadar işyerinde oturduğunu, öğleden sonra da işyerini terk ettiğini, ertesi günde iki günlük raporunu faks yolu ile şirkete gönderdiğini, raporun bittiği gün genel müdürün kendisini işyerine çağırdığını, ancak görüşmeye gelmediğini, belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; davacının çalıştığı ... işyeri dışında başka şantiyelere görevli gönderilmesi yönünde hazırlanan davacının imzasına havi ... sözleşmesi veya bu yönde davacının muvafakatini gösterir belge bulunmadığı, 4857 sayılı ... Kanunu'nun madde 22 gereğince ... şartlarında yapılacak esaslı değişikliklerde mutlaka işçinin yazılı muvafakatinin alınması gerektiği, davacıya ... şantiyesine görevlendirilmesi ile ilgili görev emri ./.. de tebliğ edilmediği, davacıya ulaşım bedelinin sağlanmadan kendi imkanları ile gönderilmek istenmesinin ... şartlarının ağırlaştırılması anlamına geleceğini, ayrıca madde 19 da belirtilen usul şartının yerine getirilmediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında ... sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı Kanun’un 18. ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran ... yerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli ... sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun'un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve ... ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 2. fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin davranışlarına dayanan fesih, her şeyden önce, ... sözleşmesinin işçi tarafından ihlal edilmesini şart koşmaktadır. Bu itibarla, önce işçiye somut olarak hangi sözleşmesel yükümlülüğün yüklendiğinin belirlenmesi, daha sonra işçinin, hangi davranışı ile somut sözleşme yükümlülüğünü ihlal ettiğinin eksiksiz olarak tespit edilmesi gerekir. İşçinin yükümlülüklerinin kapsamı bireysel ve toplu ... sözleşmesi ile kanuni düzenlemelerde belirlenmiştir. İşçinin ... sözleşmesini ihlal edip etmediğinin tespitinde, sadece asli edim yükümlülükleri değil; kanundan veya dürüstlük kuralından ... yan edim yükümlülükleri ile yan yükümlerin de dikkate alınması gerekir. Sadakat yükümü, sözleşmenin taraflarına sözleşme ilişkisinden ... borçların ifasında, karşı tarafın şahsına, mülkiyetine ve hukuken korunan diğer varlıklarına zarar vermeme, keza sözleşme ilişkisinin kapsamı dışında sözleşme ile güdülen amacı tehlikeye sokacak özellikle karşılıklı duyulan güveni sarsacak her türlü davranıştan kaçınma yükümlülüğünü yüklemektedir. Somut olayda, dosya kapsamından davalı şirketin merkezinin ... olduğu, bütün şantiyelerin tonajlarının burada toplandığı, bazı şantiyelerin sistem ile bağlı olmaları nedeni ile o şantiyelerin tonajlarının yazılı olduğu faksı sisteme girmesi gerekirken sebepsiz yere girmediği, kantar memuru ...'a arıza giderilince sisteme kendisinin girmesini söylediği, sistemin işlemesini aksatan ve talimatlara uymayan işçiyi, şef ... ...'ün uyardığı, şefin uyarısına uygunsuz yanıtlar verdiği, ertesi gün kendisinin ... şantiyesine gönderileceğinin ifade edilmesi üzerine hiç kimsenin kendisini bir başka şantiyeye gönderemeyeceğini ifade ettiği, ... şantiyesine gitmesi gerekirken öğlene kadar işyerinde oturduğu, öğleden sonra da işyerini terk ettiğini, ertesi günde iki günlük raporunu faks yolu ile şirkete gönderdiği, raporun bittiği gün genel müdürün kendisini işyerine çağırdığı, ancak görüşmeye gelmediği, ayrıca temyiz dilekçesi ile birlikte sunulan ./.. davacıya ait belirsiz süreli ... sözleşmesinin 1/5 maddesinde: “personel, görülen işin niteliğinde benzerlik olması şartı ile işçilerin işverene bağlı ve Büyükşehir Belediyesi sınırları içindeki bir başka nakledilebilir” hükmünü içerdiği, anlaşılmaktadır. Davalı şirkette çalışan davacının tanık beyanları ile sabit olan ve ayrıntıları yukarıda belirtilen davacının davranışlarının 4857 sayılı Kanun'un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmamakla birlikte, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen davranışlar niteliğinde olduğu, bu durumda ... ilişkisinin sürdürülmesinin işveren tarafından makul ölçüler içinde beklenemeyeceği anlaşılmaktadır. Yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı işverence yapılan feshin geçerli sebebe dayanması sebebi ile davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda belirtilen sebeplerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 20.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.