Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/23201 E. 2012/23869 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/23201
Karar No
2012/23869
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine ve buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınması isteğinde bulunmuştur. Davalı işveren taraflar arasında imzalanan sözleşme hükmü gereği davacının başka bir ilde görevlendirilmesine karşın davacının bu görevlendirmeyi kabul etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece,davacının başka ilde görevlendirmeyi kabul etmeyerek akdi kendisinin feshettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya kapsamına göre davalı işverence, asıl işveren tarafından bildirilen daha önceki bir kısım eylemlerine atıfla görev yerinin değiştirildiğine dair davacıya bildirim yapıldığı davacının ise bu bildirim altına görevlendirmeyi kabul etmediği görevlendirme yapılması halinde işten çıkartılmayı kabul ettiğini belirttiği anlaşılmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesine göre çalışma koşullarında esaslı bir değişiklik işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmezse değişiklik işçiyi bağlamayacaktır. Davacı görevlendirme yapılması halinde çıkartılmayı kabul ettiğini beyan etmiş olup eski işinde de çalışmayacağına dair bir beyanı bulunmamaktadır. Dosya kapsamına göre davacı eski işinde çalıştırılmamıştır. Bu halde ise işverenin 22. madde kapsamında değişikliğin geçerli sebebe dayandığını ya da başkaca bir geçerli sebep bulunduğunu ileri sürerek iş sözleşmesini feshetmesi gerekir. Dosya içerinde geçerli feshin şekli şartı olan yazılı fesih bildirimi bulunmamaktadır. Bu cümleden hareketle davacının görevlendirmeyi kabul etmemesi işçi feshi anlamına gelmez. Bu halde ise davacının eski işinde de çalıştırılmayarak akdin kanunun aradığı şartlara uyulmaksızın işverence feshedilmiş sonucu doğmaktadır ki dosya içerisindeki davacının imzasını içeren ibraname başlıklı belgede de işten ayrılma şekli çıkartma olarak belirtilmiş olup bu halde yukarıda yapılan tespitleri desteklemektedir. Yukarıda belirtilen gerekçelerle işveren feshinin geçersizliği nedeniyle işe iade hükmü kurmak yerine yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda belirtilen sebeplerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE, 3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak dört aylık ücreti olarak belirlenmesine, 4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna, 5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 492,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak, 31.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/23201, K. 2012/23869, T. 31.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2012-23201-e-2012-23869-k-39044c09ad6d